Samsun Avukat
İletişim
05534084721
Tutukluluğun Gözden Geçirilmesi (CMK m.108)
Tutuklama, ceza yargılamasında en ağır koruma tedbirlerinden biridir. Çünkü kişinin en temel haklarından biri olan özgürlük doğrudan kısıtlanır. Ancak unutulmamalıdır ki tutuklama, bir ceza değildir; yalnızca yargılama sürecinde kişinin kaçmasını veya delilleri karartmasını önlemek amacıyla başvurulan geçici bir tedbirdir.
Modern hukuk sistemlerinde, özellikle de Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK), tutuklama istisnai bir yöntem olarak kabul edilmiştir. Bunun nedeni, suçluluğu kesinleşmeyen bir kişinin masumiyet karinesi gereği cezalandırılamayacak olmasıdır. Bu yüzden tutuklama kararlarının sürekli gözden geçirilmesi gerekir.
İşte burada “tutukluluk durumunun gözden geçirilmesi” devreye girer. Bu mekanizma sayesinde tutukluluğun devam edip etmeyeceği belirli aralıklarla incelenir. Amaç, kişinin özgürlüğünün gereksiz yere kısıtlanmamasını sağlamaktır.
Samsun ceza avukatı önerisi avukat Samsun ceza hukuku avukatları
Tutukluluğun Gözden Geçirilmesi Nedir?
Tutukluluk, ceza yargılamasında sanığın veya şüphelinin belirli koşullar altında hâkim kararıyla özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır.
Hukuki Dayanaklar:
Anayasa m.19: Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı güvence altına alınmıştır. Keyfi tutuklama yasaktır.
CMK m.100 ve devamı: Tutuklama şartları, süreleri ve usulü düzenlenmiştir.
AİHS m.5: Herkesin özgürlük ve güvenlik hakkı vardır. Tutuklamanın kanuni ve gerekli olması gerekir.
Tutuklama, yalnızca kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedenlerinin varlığı halinde uygulanabilir. Bu nedenle her dava ve olayda hâkim, kişinin tutukluluğunu gözden geçirmek zorundadır.
Tutuklama Kararının Verilmesi
Bir kişinin tutuklanabilmesi için üç temel şart aranır:
Kuvvetli Suç Şüphesi:
Somut delillere dayalı olarak kişinin suç işlediğine dair güçlü belirtiler bulunmalıdır.
Tutuklama Nedenleri:
Kaçma şüphesi
Delilleri karartma ihtimali
Tanıkları etkileme ihtimali
Orantılılık İlkesi:
Tutuklama, en son çare olmalıdır. Daha hafif bir tedbir (örneğin adli kontrol) yeterli ise tutuklama uygulanmamalıdır.
Hakim veya mahkeme, bu şartları değerlendirdikten sonra gerekçeli bir tutuklama kararı verir. Ancak bu karar nihai değildir. Belirli aralıklarla tekrar gözden geçirilmelidir.
Tutukluluk Süresinin Sınırları
Tutuklama süresi sınırsız değildir. Çünkü belirsiz süreli tutuklama, özgürlük hakkını tamamen ortadan kaldırır.
CMK’ya göre:
Ağır cezalık suçlarda en fazla 2 yıl, zorunlu hallerde 3 yıl daha uzatılabilir.
Diğer suçlarda ise en fazla 1 yıl, zorunlu hallerde 6 ay daha uzatılabilir.
AİHM Kararlarına göre: Tutukluluk makul süreyi aşmamalıdır. “Makul süre” davanın karmaşıklığına, sanığın tutumu ve mahkemelerin iş yüküne göre değerlendirilir.
Bu nedenle uzun tutukluluk halleri hem AİHM hem de Anayasa Mahkemesi kararlarıyla hak ihlali olarak görülmektedir.
Tutukluluk Durumunun Gözden Geçirilmesi Nedir?
Tutukluluğun Gözden Geçirilmesi (CMK m.108), hâkimin veya mahkemenin tutukluluğun devam edip etmeyeceğini belirli aralıklarla incelemesi demektir.
CMK m.108 açıkça düzenler: Tutukluluk hali en geç 30 günde bir gözden geçirilir.
İnceleme sırasında hâkim, tutuklamanın hâlâ gerekli olup olmadığını değerlendirir.
Eğer şartlar ortadan kalkmışsa kişi tahliye edilir.
Bu mekanizma, tutuklamanın keyfi ve sınırsız bir şekilde sürmesini engelleyen en önemli güvencelerden biridir.
Tutukluluk Durumunun Gözden Geçirilmesi Talebinin Şartları
Tutukluluk incelemesi, yalnızca mahkemenin kendiliğinden yapacağı bir işlem değildir. Sanık, şüpheli veya müdafi de ayrıca bu yönde bir talepte bulunabilir. Ancak bu talebin kabul edilebilmesi için belirli şartların oluşması gerekir.
Tutukluğun Gözden Geçirilmesini Kimler Başvurabilir?
Şüpheli veya sanık: Kendi özgürlüğü doğrudan kısıtlanan kişidir. Bu nedenle tutukluluk durumunun gözden geçirilmesini bizzat talep edebilir.
Müdafi (avukat): Sanık veya şüphelinin haklarını korumakla görevli olan avukat, müvekkili adına bu talepte bulunabilir.
Kanuni temsilci: Özellikle çocuklar veya kısıtlılar söz konusu olduğunda, veli veya vasi de başvuru yapabilir.
Tutukluğun Gözden Geçirilmesine Hangi Aşamada Başvurulabilir?
Tutukluluk incelemesi, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında yapılabilir. Yani dava açılmadan önce de, dava devam ederken de talepte bulunmak mümkündür.
Tutukluğun Gözden Geçirilmesi Talebinin Reddi Halinde Yeniden Başvuru
Tutukluluk incelemesi, reddedildiği takdirde tamamen ortadan kalkmaz. Çünkü CMK m.108 uyarınca tutukluluk en geç 30 günde bir re’sen gözden geçirilmek zorundadır. Dolayısıyla sanık veya avukat, bu süreyi beklemeden de yeni deliller ve koşullarla tekrar başvuru yapabilir. Bu düzenleme, kişinin özgürlüğünü gereksiz yere sınırlayan durumların önüne geçmek için getirilmiştir.
Tutukluğun Gözden Geçirilmesi Talebinin Usulü ve Süresi
Tutukluluk incelemesi talebinin yapılabilmesi için belirli bir usul vardır. Bu usul, hem adil yargılanma hakkı hem de hukuk güvenliği açısından son derece önemlidir.
Tutukluğun Gözden Geçirilmesi Talebi Nasıl Yapılır?
Dilekçe ile mahkemeye veya soruşturma aşamasında sulh ceza hâkimine başvurulur.
Talep gerekçeli olmalıdır. Örne ğin:
Yeni delillerin ortaya çıkması,
Kaçma şüphesinin ortadan kalkması,
Delil karartma ihtimalinin artık bulunmaması.
Tutukluğun Gözden Geçirilmesi Talebinde Süreler
CMK m.108 gereğince, tutukluluk en geç 30 günde bir resen gözden geçirilir.
Ancak şüpheli veya sanık bu süreyi beklemeden de başvuru yapabilir.
Hakim, yapılan talebi en kısa sürede değerlendirmek zorundadır.
Tutukluğun Gözden Geçirilmesi Başvuru Yolları
Avukat aracılığıyla yapılabilir.
Sanık veya şüpheli bizzat yazılı veya sözlü beyanda bulunabilir.
Cezaevinden dilekçe gönderilerek de talep yapılabilir.
Bu noktada mahkemenin görevi, başvuruyu şekli bir gerekçe ile reddetmek değil; somut olayın özelliklerini değerlendirerek gerekçeli bir karar vermektir.
Tutukluluk İncelemesinde Hakimin Görevi
Tutukluluk incelemesinde en büyük sorumluluk hâkime aittir. Çünkü hâkim, özgürlük hakkı ile kamu güvenliği arasında hassas bir denge kurmak zorundadır.
Tutukluğun Gözden Geçirilmesinde Delillerin Değerlendirilmesi
Hakim, inceleme sırasında mevcut delilleri gözden geçirir. Eğer suç şüphesi kuvvetini yitirmişse veya delil karartma ihtimali kalmamışsa, tutukluluk sona erdirilmelidir.
Alternatif Koruma Tedbirlerini Gözetme
CMK’ya göre tutuklama en son çare olmalıdır. Bu nedenle hâkim, şu tedbirleri de değerlendirmekle yükümlüdür:
Adli kontrol
Yurt dışına çıkış yasağı
Belirli yerlere başvurma zorunluluğu
Teminat yatırılması
Eğer bu tedbirler yeterli görülüyorsa, tutuklama yerine bu yöntemler uygulanmalıdır.
Tutukluluk İncelemesinde Gerekçelendirme Zorunluluğu
AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, tutukluluğun devamına karar verilmesi halinde mutlaka somut gerekçe gösterilmelidir. “Kaçma ihtimali vardır” şeklinde soyut gerekçeler yeterli değildir.
Tutukluluk İncelemesinde Avukatın Rolü
Avukat, tutukluluk incelemesinde en önemli aktörlerden biridir. Çünkü sanığın haklarını etkili şekilde savunarak haksız tutuklulukların önüne geçebilir.
Savunma Hakkının Korunması
Avukat, inceleme duruşmasında müvekkilinin haklarını savunur. Delillerin yetersizliğini, kaçma şüphesinin olmadığını veya adli kontrolün yeterli olacağını ileri sürebilir.
Delil Sunma ve Beyanda Bulunma
Avukat, müvekkilinin lehine yeni deliller sunabilir. Ayrıca tanık beyanlarını veya belgeleri mahkemeye iletebilir.
Tutuklamanın Hukuka Aykırılığını İleri Sürme
Eğer tutuklama kararı usule aykırı verilmişse, avukat bunu dile getirerek tahliye talep edebilir. Örneğin, tutuklama kararı gerekçesizse veya kanuni şartlar oluşmamışsa avukat bu eksiklikleri ortaya koyar. Bu açıdan bakıldığında, tutukluluk incelemesinin sadece bir formalite olmaması için avukatların aktif bir rol üstlenmesi büyük önem taşır.
Tahliye Talebi ile Tutukluluk İncelemesi Arasındaki Fark
Uygulamada sıklıkla karıştırılan bir konu da tahliye talebi ile tutukluluk durumunun gözden geçirilmesi arasındaki farktır.
Tahliye Talebi
Doğrudan sanık veya avukat tarafından yapılır.
“Tutuklama şartları ortadan kalktı, artık tahliye edilmeliyim” şeklinde ileri sürülür.
Her zaman yapılabilir.
Tutukluluk İncelemesi
Kanun gereği hâkim tarafından 30 günde bir kendiliğinden yapılır.
Amaç, tutuklamanın hâlâ gerekli olup olmadığını denetlemektir.
Talep edilmese dahi yapılması zorunludur.
Sonuç olarak tahliye talebi, sanığın bireysel hakkı iken; tutukluluk incelemesi, mahkemenin kanuni yükümlülüğüdür. Ancak her ikisinin ortak noktası, kişinin özgürlüğünü koruma işlevi görmeleridir.

samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun ceza avukat, samsun ceza davası avukatı, samsun ceza hukuku avukatı, ceza davası avukatı samsun, ceza avukatı samsun, samsun ağır ceza avukatı, ağır ceza avukatı samsun, samsun tutuklama avukatı, samsun gözaltı avukatı, samsun tutuklamaya itiraz avukatı
samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun ceza avukat, samsun ceza davası avukatı, samsun ceza hukuku avukatı, ceza davası avukatı samsun, ceza avukatı samsun, samsun ağır ceza avukatı, ağır ceza avukatı samsun, samsun tutuklama avukatı, samsun gözaltı avukatı, samsun tutuklamaya itiraz avukatı







