top of page

İnfazın Ertelenmesi (CGTİHK m. 16-17) - Samsun Ceza Avukatı

İnfazın Ertelenmesi (CGTİHK m. 16-17)

Ceza hukukunun temel amaçlarından biri, suç işleyen bireyin işlediği fiilin karşılığını görmesini sağlamak ve böylelikle hem bireysel hem de toplumsal adalet duygusunu tatmin etmektir. Ancak cezanın infazı her durumda hemen uygulanamayabilir. Hayatın olağan akışı içinde bazı insani ve hukuki nedenler, verilen cezanın derhal infaz edilmesini engelleyebilir. İşte bu noktada “infazın ertelenmesi” kurumu devreye girer.

İnfazın ertelenmesi, sanıldığı gibi cezanın tamamen ortadan kaldırılması veya affedilmesi değildir. Bu kurum, yalnızca infazın belirli bir süre için ileriye bırakılmasına imkân tanır. Böylece hem hükümlünün yaşam hakkı, sağlık durumu ve ailevi yükümlülükleri korunmuş olur hem de toplumda adalet duygusunun zedelenmemesi amaçlanır.

Türk infaz hukuku bakımından infazın ertelenmesi, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİHK) m. 16-17 hükümlerinde düzenlenmiştir. Bu maddeler, hükümlünün talebi veya kamu yararı sebebiyle infazın ertelenmesini mümkün kılar. Böylelikle bireysel haklar ile toplum düzeni arasında hassas bir denge kurulur.

Bu makalede, CGTİHK m. 16 ve 17 hükümleri çerçevesinde infazın ertelenmesi kavramı, şartları, usulü, uygulamada karşılaşılan sorunlar ve Yargıtay kararları ışığında detaylıca ele alınacaktır. Ayrıca Avrupa hukukundaki örnekler ile Türkiye uygulaması karşılaştırılarak, konunun daha kapsamlı bir perspektiften değerlendirilmesi sağlanacaktır.


İnfazın Ertelenmesi Nedir?

İnfazın ertelenmesi, kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının uygulanmasının, kanunda öngörülen sebepler nedeniyle geçici bir süreliğine ileriye bırakılmasıdır. Burada ceza tamamen kaldırılmamakta, yalnızca infazın başlaması belirli şartlara bağlı olarak ertelenmektedir.

Birçok kişi infazın ertelenmesini, cezanın ertelenmesi (TCK m. 51) ile karıştırır. Ancak bu iki kurum arasında temel farklılıklar vardır:

  • Cezanın ertelenmesi: Hüküm verildikten sonra ceza infaz edilmez, denetim süresi verilir.

  • İnfazın ertelenmesi: Cezanın kesinleşmesinden sonra, infaz aşamasında uygulanır. Burada amaç, cezanın geçici olarak ileriye bırakılmasıdır.

Dolayısıyla infazın ertelenmesi, infaz hukukuna ait bir kurumdur. Yani hüküm kesinleştikten sonra, çeşitli nedenlerle cezanın hemen uygulanmaması söz konusudur.

Örneğin; ağır bir hastalığı olan hükümlünün, tedavi süresince cezasının infaz edilmemesi ya da yeni doğum yapmış bir annenin çocuğuna bakabilmesi için infazın ertelenmesi mümkündür. Bu durumlar, insan hakları ve insancıl hukuk anlayışıyla da uyumludur.


CGTİHK m. 16-17 Hükümlerinin Genel Çerçevesi

İnfazın ertelenmesine ilişkin düzenlemeler, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16 ve 17. maddelerinde yer almaktadır.

  • Madde 16: İnfazın hastalık nedeniyle ertelenmesi düzenlenmiştir. Burada hükümlü, sağlık, ailevi veya benzeri insani gerekçelerle infazın ertelenmesini talep edebilir.

  • Madde 17: Hükümlünün istemi ile hapis cezasının ertelenmesi şartlarını düzenlemiştir.

Her iki madde de, cezaların infazında “adalet” ile “insan hakları” arasındaki dengeyi gözetmektedir. Örneğin, kamu düzenini tehdit edebilecek büyük bir toplumsal olay söz konusu olduğunda, infazın ertelenmesi gerekebilir. Aynı şekilde hükümlünün yaşam hakkı ve sağlık durumu da gözetilmelidir.

Dolayısıyla CGTİHK m. 16 ve 17 hükümleri, yalnızca hükümlünün değil, toplumun da menfaatlerini birlikte ele alan bütüncül düzenlemelerdir.


İnfazın Ertelenmesinin Şartları

İnfazın ertelenmesi her durumda uygulanabilecek bir imkân değildir. Kanunda açıkça belirtilmiş sebepler mevcut olduğunda gündeme gelir. Şartların sağlanıp sağlanmadığı ise infaz savcılığı ve ilgili mahkeme tarafından değerlendirilir.

Başlıca erteleme sebepleri şunlardır:

  1. Sağlık sebepleri: Hükümlünün ağır hastalık veya sakatlık nedeniyle cezaevinde kalamayacak durumda olması.

  2. Ailevi sebepler: Hamilelik, lohusalık veya küçük çocuğun bakımı gibi nedenlerle cezanın ertelenmesi.

  3. Kamu yararı: Toplumun düzeni veya çıkarları açısından infazın ertelenmesi gerekebilir.

Bu şartlar incelenirken, hem hükümlünün hem de toplumun menfaatleri dengelenir. Zira bir tarafta insan hakları, diğer tarafta kamu düzeni bulunmaktadır.

Sağlık gerekçesiyle infazın ertelenmesi, uygulamada en çok karşılaşılan durumdur. Hükümlünün hayati tehlike arz eden bir hastalığı varsa, cezasının ertelenmesi için Adli Tıp Kurumu raporu gereklidir. Benzer şekilde hamile kadınların cezaları da doğumdan sonra belli bir süre ertelenebilir.

Bir diğer şart da kamu yararıdır. Örneğin, devletin güvenliği açısından stratejik bir kişinin infazının ertelenmesi gerekebilir. Bu durumda hükümlünün talebine ihtiyaç yoktur, karar doğrudan kamu otoritesi tarafından verilebilir.


Sağlık Sebebiyle İnfazın Ertelenmesi

İnfazın ertelenmesinin en önemli sebeplerinden biri sağlık durumudur. Türk infaz hukukunda, cezaevinde kalamayacak derecede ağır hasta olan hükümlüler için infaz ertelenebilir. Burada amaç, insanlık onuru ve yaşam hakkının korunmasıdır.

Peki, hangi sağlık sorunları infazın ertelenmesine sebep olur?

  • Kanser gibi uzun süreli tedavi gerektiren hastalıklar

  • İleri derecede kalp, böbrek veya akciğer rahatsızlıkları

  • Ağır engellilik halleri

  • Cezaevi şartlarında tedavisi mümkün olmayan kronik hastalıklar

Bu durumların tespiti için Adli Tıp Kurumu raporu şarttır. Yalnızca hastane raporları tek başına yeterli olmayabilir. Çünkü uygulamada bazı sahte raporların düzenlenmesi nedeniyle, Adli Tıp Kurumu’nun onayı aranır.

Sağlık nedeniyle infazın ertelenmesi, yalnızca hükümlünün değil, aynı zamanda toplumun vicdanını rahatlatan bir uygulamadır. Zira ağır hasta bir hükümlünün cezaevinde hayatını kaybetmesi, insancıl hukuk anlayışıyla bağdaşmaz.


Ailevi Sebeplerle İnfazın Ertelenmesi

İnfaz hukukunda yalnızca sağlık nedenleri değil, aynı zamanda ailevi ve insani sebepler de dikkate alınır. Çünkü cezanın infazı yalnızca hükümlüyü değil, aynı zamanda onun yakın çevresini, özellikle de çocuklarını doğrudan etkiler. Bu nedenle aile birliğini korumak ve çocukların mağduriyetini önlemek amacıyla infazın ertelenmesi mümkün kılınmıştır.

En sık karşılaşılan durumların başında hamilelik ve lohusalık gelir. CGTİHK uyarınca hamile kadınların cezalarının infazı doğumdan sonraki belirli bir süreye kadar ertelenebilir. Bu düzenleme, hem annenin hem de çocuğun sağlığını korumaya yöneliktir. Yeni doğmuş bir bebeğin annesinden ayrı kalması, hem psikolojik hem de fizyolojik açıdan olumsuz sonuçlar doğuracağından, yasa koyucu bu noktada insani bir yaklaşım benimsemiştir.

Bir diğer önemli durum ise hükümlünün küçük çocuklarının veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin mağduriyetidir. Örneğin, yalnızca annesi ya da babası olan küçük bir çocuk, ebeveynin cezaevine girmesi halinde ağır mağduriyet yaşayabilir. Böyle bir durumda, hükümlünün cezası belirli bir süre ertelenebilir. Aynı şekilde, ağır hasta bir anne-babaya bakmakla yükümlü olan hükümlü için de infazın ertelenmesi mümkündür.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, ailevi sebeplerin suistimal edilmemesidir. Mahkemeler ve savcılıklar, başvurular sırasında bu gerekçeleri titizlikle inceler. Örneğin, “çocuğuma bakacak kimse yok” iddiası her zaman yeterli görülmez. Somut deliller, belgeler ve sosyal inceleme raporları bu noktada önemlidir.

Ailevi nedenlerle infazın ertelenmesi, aslında aile bütünlüğünü koruma hakkı ile adalet duygusunu zedelememe arasında hassas bir denge kurar. Toplum vicdanı, gerçekten mağduriyet doğuran durumlarda erteleme yapılmasını kabul eder. Ancak keyfi ve haksız talepler, bu kurumun güvenilirliğini sarsar.


İnfazın Ertelenmesi Başvuru Süreci ve Usul

İnfazın ertelenmesi, kendiliğinden uygulanmaz; mutlaka bir başvuru yapılması gerekir. Peki, kimler başvurabilir ve süreç nasıl işler?

Öncelikle, infazın ertelenmesini isteyen taraf hükümlünün kendisi veya onun yasal temsilcisi / avukatı olabilir. Başvurular hükmün infaz edileceği yerin Cumhuriyet Başsavcılığı İnfaz Bürosu’na yapılır.

Başvuruda sunulması gereken bazı belgeler vardır:

  • Sağlık gerekçesi varsa: Adli Tıp Kurumu veya devlet hastanesinden alınmış ayrıntılı sağlık raporları

  • Ailevi gerekçe varsa: Nüfus kayıt örneği, çocukların durumunu gösterir belgeler, sosyal inceleme raporu

  • Kamu yararı gerekçesi varsa: Bu daha çok ilgili idari makamların inisiyatifindedir

Başvurunun ardından savcılık, dosyayı inceler ve gerekirse ilgili mahkemeye gönderir. Özellikle sağlık raporlarının güvenilirliği hususunda sıkı bir inceleme yapılır. Adli Tıp Kurumu’ndan teyit alınmadan, yalnızca özel hastane raporlarına dayanılarak karar verilmez.

Başvuru sürecinde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, somut delil sunmaktır. Çünkü uygulamada birçok hükümlü, keyfi gerekçelerle infazın ertelenmesini talep etmekte, ancak bu talepler kanıtlanmadığı için reddedilmektedir.

Kısaca özetlersek:

  1. Hükümlü veya avukatı, infazın ertelenmesi talebiyle savcılığa başvurur.

  2. Gerekli belgeler ve raporlar dosyaya eklenir.

  3. Savcılık, talebi inceler ve uygun görürse mahkemeye iletir.

  4. Mahkeme, dosyayı değerlendirir, gerekirse ek rapor ister ve karar verir.


İnfazın Ertelenmesinin Süresi ve Sınırları

Kanun koyucu, infazın ertelenmesine sınırsız bir yetki tanımamıştır. Çünkü bu durumda cezaların infazı keyfi hale gelir ve toplumda adalet duygusu zedelenir. Bu nedenle CGTİHK’da erteleme süresi ve sınırları açıkça düzenlenmiştir.

Genel olarak, infazın ertelenmesi 1 yıl süreyle yapılabilir. Ancak şartların devam etmesi halinde, bu süre belirli aralıklarla uzatılabilir. Örneğin, ağır hastalığı devam eden bir hükümlünün ertelemesi tekrar tekrar uzatılabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, ertelemenin geçici bir tedbir olduğudur. Erteleme, cezanın ortadan kalkması anlamına gelmez. Süre dolduğunda hükümlü tekrar cezaevine alınır, aksi halde “firar” suçu gündeme gelir.

Ayrıca erteleme süresi içinde hükümlünün yeni bir suç işlemesi, ertelemenin iptaline yol açar. Bu durumda hem önceki ceza infaz edilir hem de yeni suçtan dolayı ek ceza uygulanır.


İnfazın Ertelenmesinin Sonuçları

İnfazın ertelenmesi, yalnızca hükümlünün değil, toplumun ve mağdurun da haklarını ilgilendiren bir kurumdur. Bu nedenle sonuçları oldukça önemlidir.

Öncelikle hükümlü açısından:

  • Hükümlü, belirli bir süre özgürlüğünü kaybetmez.

  • Erteleme süresi boyunca toplum içinde yaşamaya devam eder.

  • Ancak bu süreçte bazı yükümlülüklere tabi olabilir (örneğin, yurtdışına çıkış yasağı).

Toplum açısından:

  • Ağır hasta, hamile veya küçük çocuğu olan bir kişinin cezasının ertelenmesi, insancıl hukuk anlayışına uygundur.

  • Ancak keyfi ertelemeler, toplumda “cezalar uygulanmıyor” algısı yaratır ve adalet duygusunu zedeler.

Mağdur açısından:

  • Mağdur, cezanın ertelenmesi nedeniyle adaletin geciktiğini düşünebilir.

  • Bu da mağdurun devlete olan güvenini azaltabilir.

  • Bu nedenle mahkemeler, mağdurun haklarını da gözeterek karar verir.

Sonuç olarak, infazın ertelenmesi hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğurabilecek bir kurumdur. Burada önemli olan, uygulamanın dengeli ve adil bir şekilde yapılmasıdır.


İnfazın Ertelenmesi Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar

İnfazın ertelenmesi kurumunun kağıt üzerinde oldukça insancıl ve adil bir düzenleme olduğu açıktır. Ancak uygulamada bazı ciddi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu sorunlar, hem hükümlüler hem mağdurlar hem de toplum açısından farklı sonuçlar doğurur.

1. Keyfi uygulama riski:Her ne kadar yasa belirli kriterler koymuş olsa da, karar merciilerinin takdir yetkisi oldukça geniştir. Bu durum, bazı dosyalarda keyfi veya farklı yorumlara yol açabilir. Örneğin, aynı sağlık sorununa sahip iki hükümlüden biri için erteleme kararı çıkarken diğeri için reddedilmesi, adalet duygusunu zedeler.

2. Mağdurların hakları:İnfazın ertelenmesi, çoğu zaman mağdurlar açısından “adaletin gecikmesi” olarak algılanır. Örneğin, ağır bir suçun mağduru, hükümlünün cezasını hemen çekmesini beklerken, infazın ertelenmesi mağdura ikinci bir mağduriyet yaşatabilir.

3. Denetim eksikliği:Erteleme kararı verilen hükümlülerin, erteleme süresi boyunca nasıl bir yaşam sürdüğü yeterince denetlenmez. Bu kişilerin toplumsal hayata uyumu veya tekrar suç işleme riski göz ardı edilebilir.

4. Toplumsal güven sorunu:Özellikle kamuoyunun yakından takip ettiği davalarda verilen erteleme kararları, toplumda büyük tepkilere yol açabilir. Kamuoyu baskısı, mahkemelerin tarafsızlığını ve bağımsızlığını da etkileyebilir.

Kısacası, uygulamadaki sorunların temelinde denetim eksiklikleri, raporların güvenilirliği ve takdir yetkisinin genişliği yatmaktadır. Bu sorunların çözümü için daha net kriterler, bağımsız denetim mekanizmaları ve mağdurların sürece aktif katılımı gereklidir.


Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında İnfazın Ertelenmesi

İnfazın ertelenmesiyle ilgili en önemli kaynaklardan biri de yüksek yargı organlarının verdiği kararlardır. Özellikle Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları, uygulamada yol gösterici niteliktedir.

Yargıtay kararlarında öne çıkan noktalar:

  • Yargıtay, sağlık raporlarının mutlaka Adli Tıp Kurumu tarafından onaylanması gerektiğini vurgulamaktadır. Özel hastane raporları tek başına yeterli değildir.

  • Ailevi sebeplerle yapılan erteleme taleplerinde, gerçekten bakacak başka kimsenin olup olmadığı titizlikle araştırılmalıdır.

  • Kamu yararı gerekçesiyle yapılan ertelemelerde, kamu düzenini bozacak bir durumun bulunup bulunmadığı somut olarak ortaya konulmalıdır.

Anayasa Mahkemesi kararlarında öne çıkan noktalar:

  • AYM, infazın ertelenmesiyle ilgili olarak yaşam hakkı ve insan onuru kavramlarını öne çıkarmaktadır. Ağır hasta hükümlünün cezaevinde hayatını kaybetmesi, Anayasa’da güvence altına alınan temel haklara aykırı görülmektedir.

  • Hamilelik ve lohusalık durumlarında, annenin yanı sıra çocuğun üstün yararı da gözetilmelidir. Bu nedenle, infazın ertelenmesine karar verilmemesi durumunda hak ihlali oluşabileceği kabul edilmektedir.

Bu kararlar, uygulamada mahkemelerin daha dikkatli davranmasına yol açmaktadır. Yüksek yargının çizdiği sınırlar, aslında hem hükümlülerin hem de mağdurların haklarını korumayı amaçlamaktadır.


İnfazın Ertelenmesinin Kamuoyu ve Toplum Üzerindeki Etkileri

Ceza adalet sisteminde alınan kararların yalnızca tarafları değil, aynı zamanda toplumun tamamını ilgilendirdiği bir gerçektir. İnfazın ertelenmesi kararları da kamuoyunda yakından takip edilir.

Toplum açısından etkiler:

  • Gerçekten insani gerekçelerle yapılan ertelemeler, toplumda olumlu karşılanır. Örneğin, ağır hasta bir hükümlünün infazının ertelenmesi, vicdanları rahatlatır.

  • Ancak keyfi ya da haksız görülen ertelemeler, toplumda “cezalar uygulanmıyor” algısı yaratır ve hukuk sistemine güveni zedeler.

Kamu düzeni açısından etkiler:

  • İnfazın ertelenmesi, kamu düzenini doğrudan etkileyebilir. Örneğin, büyük bir toplumsal olay veya güvenlik tehdidi döneminde bazı infazların ertelenmesi kamu yararı açısından zorunlu olabilir.

  • Ancak bu durumun şeffaf şekilde açıklanmaması, toplumda tepkiye yol açabilir.

Mağdurlar açısından etkiler:

  • Mağdurlar, cezanın derhal infaz edilmesini bekler. Bu nedenle erteleme kararları, mağdurların devlete ve adalet sistemine olan güvenini azaltabilir.

  • Bu güven kaybını önlemek için, mağdurların sürece dahil edilmesi ve bilgilendirilmesi gerekir.

Sonuç olarak, infazın ertelenmesi kararlarının topluma doğru aktarılması ve şeffaf bir şekilde uygulanması, adalet duygusunun korunması için büyük önem taşır.


İnfaz Nasıl Ertelenir?

İnfazın ertelenmesi, ceza adalet sisteminin insani yönünü gösteren önemli bir kurumdur. Sağlık, ailevi ve kamu yararı gerekçeleriyle cezanın ertelenmesi, hem bireysel hakların hem de toplum düzeninin korunmasına hizmet eder.

Ancak uygulamada karşılaşılan sorunlar, bu kurumun güvenilirliğini zedelemektedir. Sahte raporlar, keyfi kararlar ve mağdur haklarının göz ardı edilmesi, infazın ertelenmesi kurumunu tartışmalı hale getirmektedir.

Bu sorunların çözümü için:

  1. Sağlık raporları yalnızca bağımsız ve yetkin kurumlar tarafından düzenlenmeli.

  2. Ailevi sebepler titizlikle araştırılmalı ve suistimaller önlenmeli.

  3. Kamu yararı gerekçesiyle yapılan ertelemeler şeffaf şekilde açıklanmalı.

  4. Mağdurlar sürece dahil edilmeli ve bilgilendirilmelidir.

Sonuç olarak, infazın ertelenmesi hem insani hem hukuki gerekçelerle vazgeçilmez bir kurumdur. Ancak doğru uygulanmadığında, adalet duygusunu zedeleme riski taşır. Bu nedenle, denetimli, şeffaf ve adil bir uygulama hayati önem taşımaktadır.


İnfazın Ertelenmesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

  1. İnfazın ertelenmesi için nereye başvurulur?

Başvuru, hükümlünün bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılır. Başvuruda gerekli belgeler eklenir ve talep savcılık ile mahkeme tarafından değerlendirilir.

  1. İnfaz erteleme kaç kez yapılabilir?

Kanunda belirli bir sınır yoktur. Ancak her erteleme için yeni bir gerekçe ve rapor sunulmalıdır. Şartların devam etmesi halinde erteleme tekrar edilebilir.

  1. Sağlık raporu olmadan infaz ertelenir mi?

Hayır. Sağlık gerekçesiyle infaz ertelemesi için mutlaka Adli Tıp Kurumu veya yetkili sağlık kuruluşlarından alınmış rapor gerekir.

  1. Hamile kadınların cezası nasıl ertelenir?

Hamile kadınların cezaları doğumdan önce ve doğumdan sonra belirli bir süre ertelenir. Bu süreçte anne ve çocuğun sağlığı ön planda tutulur.

  1. İnfazın ertelenmesi ile denetimli serbestlik aynı şey mi?

Hayır. Denetimli serbestlik, cezanın bir kısmının toplum içinde infaz edilmesidir. İnfazın ertelenmesi ise cezanın başlamasının geçici olarak ileriye bırakılmasıdır.

İnfazın ertelenmesi, infazın ertelenmesi nedir, CGTİHK 16 infazın ertelenmesi, CGTİHK 17 infazın ertelenmesi, infazın ertelenmesi şartları, cezanın infazının ertelenmesi, infaz erteleme talebi, infazın ertelenmesi dilekçesi, infazın ertelenmesi süreleri, infazın ertelenmesi sağlık nedeniyle, infazın ertelenmesi hamilelik, infazın ertelenmesi doğum sonrası, infazın ertelenmesi karar merci, infazın ertelenmesi itiraz, infazın ertelenmesi Yargıtay kararları, Samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun infaz avukatı, samsun ceza avukatı, samsun ceza davası avukatı, ceza avukatı samsun, ceza davası avukatı samsun, samsun cezaevi avukatı, samsun ağır ceza avukatı, hapis cezasının ertelenmesi
İnfazın ertelenmesi

samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun infaz avukatı, samsun ceza avukatı, samsun ceza davası avukatı, ceza avukatı samsun, ceza davası avukatı samsun, samsun cezaevi avukatı, samsun ağır ceza avukatı, hapis cezasının ertelenmesi

samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun infaz avukatı, samsun ceza avukatı, samsun ceza davası avukatı, ceza avukatı samsun, ceza davası avukatı samsun, samsun cezaevi avukatı, samsun ağır ceza avukatı, hapis cezasının ertelenmesi

İlgili Yazılar

Yorumlar

Fikirlerinizi Paylaşınİlk yorumu siz yazın.
Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı,Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı,Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı,Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı,Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı,Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı,Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı,Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatıSamsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı
000

                            Bu web sitesi ve içindeki bilgiler, Türkiye Barolar Birliği'nin Meslek Kurallarına ve Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun şekilde tasarlanmıştır. Sitenin kendisi, logosu ve içeriği, reklam iş geliştirme ve benzeri amaçlar için kullanılamaz. Bu web sitesine link yaratmak yasaktır. Web sitemizde yer alan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye değildir.
www.alyuzkanberhukuk.com      

©2024 Avukat Taha Alyüz

bottom of page