Samsun Avukat
Bize Ulaşın
05534084721
Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-i Şuyu)
Ortaklığın Giderilmesi Davası Nedir?
Türk hukuk sisteminde çok sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, birden fazla kişinin ortak olduğu malların nasıl paylaşılacağı sorunudur. Özellikle miras yoluyla edinilen taşınmazlar veya birlikte satın alınan mülkler zamanla paydaşlar arasında anlaşmazlıklara sebep olur. İşte bu noktada devreye ortaklığın giderilmesi davası, yani halk arasında bilinen adıyla izale-i şuyu davası girer.
İzale-i şuyu, kelime anlamı olarak “ortaklığın sona erdirilmesi” demektir. Bu dava sayesinde birden fazla kişinin ortak olduğu mal üzerindeki paydaşlık ilişkisi ortadan kaldırılır ve herkes kendi payına düşen hakkı elde eder. Eğer aynen paylaşma mümkün değilse, mallar satılarak bedeli paydaşlar arasında paylaştırılır.
Bu dava, Türk Medeni Kanunu’nun paylı mülkiyet hükümleri ile bağlantılıdır ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenen usullere göre yürütülür. Özellikle miras davaları, boşanma sonrası mal paylaşımı ve ortak yatırımların çözümü sürecinde sıkça gündeme gelir.
Özetle, izale-i şuyu davası, paydaşların mülk üzerindeki ortaklığını ortadan kaldırarak, taraflara özgür tasarruf hakkı kazandırır. Bu davayı açmak için herhangi bir özel şart aranmaz; paydaşlardan birinin istemesi yeterlidir.
Ortaklığın Giderilmesi Davasının Amacı
Ortaklık, bazı durumlarda taraflar arasında işbirliğini kolaylaştırsa da çoğu zaman sorunlara yol açar. Özellikle mirasla intikal eden taşınmazlarda onlarca mirasçının bir arada karar alması neredeyse imkânsız hale gelir.
İzale-i şuyu davasının en temel amacı, birlikte mülkiyet hakkını sona erdirmek ve her paydaşın mülk üzerindeki hakkını bağımsız şekilde kullanabilmesini sağlamaktır.
Bu davanın amaçlarını şöyle sıralayabiliriz:
Özgür tasarruf hakkı sağlamak: Ortaklığın giderilmesiyle birlikte her paydaş, mal üzerindeki hissesini bağımsız şekilde satabilir, kiraya verebilir veya üzerinde tasarrufta bulunabilir.
Anlaşmazlıkların önüne geçmek: Ortaklık, karar alma süreçlerini zorlaştırdığı için uzun vadede taraflar arasında sürekli tartışmalara neden olabilir.
Adil paylaşım yapmak: Özellikle miras mallarında, tüm mirasçıların hakkı korunarak adil bir paylaşım yapılır.
Ekonomik değer yaratmak: Paydaşların anlaşmazlık nedeniyle atıl bıraktığı mallar, satış yoluyla nakde çevrilerek değerlendirilebilir.
Kısacası bu dava, ortaklığın getirdiği belirsizlikleri ve sorunları ortadan kaldırarak tarafların bireysel haklarını güvence altına alır.
Hangi Mallar İçin Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılır?
Ortaklığın giderilmesi davası yalnızca taşınmazlar için değil, taşınır mallar için de açılabilir. Ancak uygulamada en çok karşılaşılan konu, taşınmaz mülklerin paylaşımıdır.
a) Taşınmaz mallar
Arsa, tarla, bağ, bahçe,
Apartman dairesi, müstakil ev, villa,
İş yeri, dükkan, fabrika.
Özellikle miras yoluyla kalan taşınmazlarda mirasçıların anlaşamaması halinde dava açılır.
b) Taşınır mallar
Araçlar, gemiler, değerli eşyalar gibi mallar da ortaklığa konu olabilir.
Taşınır mallarda da aynen veya satış yoluyla paylaşım mümkündür.
c) Miras malları
İzale-i şuyu davası en çok miras davalarında gündeme gelir.
Mirasçılar arasında uzlaşma sağlanamazsa, ortaklığın giderilmesi yoluna gidilir.
Bu durumda mirasçılardan biri dahi dava açabilir.
Sonuç olarak, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu olan her mal için ortaklığın giderilmesi davası açılabilir.
Ortaklığın Giderilmesi Davasını Kimler Açabilir?
Ortaklığın giderilmesi davasını açabilmek için paydaş olmak yeterlidir.
Paydaşlardan herhangi biri: Bir taşınmazda %1 oranında hissesi olan kişi bile bu davayı açabilir.
Mirasçılar: Miras kalan bir ev veya arsa üzerinde mirasçılardan biri dahi dava açtığında, ortaklık sona erdirilebilir.
Pay satın alanlar: Satın alma veya bağış yoluyla hisse sahibi olan kişiler de dava açabilir.
Burada önemli olan husus, mal üzerinde ortak mülkiyetin bulunmasıdır. Hissedar olmayan bir kişinin izale-i şuyu davası açma hakkı yoktur.
Ortaklığın Giderilmesi Yöntemleri
Mahkeme, ortaklığın giderilmesi davasında iki farklı yöntemi dikkate alır:
a) Aynen taksim (paylaştırma)
Mal bölünebilir nitelikteyse, aynen paylaştırma yapılır.
Örneğin, büyük bir arsa hissedar sayısına göre bölünebilir.
Bir apartmandaki daireler bağımsız bölüm olarak taksim edilebilir.
b) Satış yoluyla taksim (paraya çevirme)
Mal bölünemiyorsa veya bölünmesi değer kaybına yol açıyorsa satış yapılır.
Açık artırma ile satılan malın bedeli, paydaşlara payları oranında dağıtılır.
c) Tercih kriterleri
Öncelik aynen taksimdir.
Ancak aynen paylaşım mümkün değilse satış yoluna gidilir.
Örneğin, tek bir daire veya otomobil aynen paylaştırılamayacağından satış yapılıp parası paylaştırılır.
Ortaklığın Giderilmesi Davasında Mahkeme Süreci
Ortaklığın giderilmesi davası, her ne kadar basit gibi görünse de hukuki prosedürleri olan ve dikkatle yürütülmesi gereken bir süreçtir. Dava süreci, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine tabidir ve genel olarak paydaşlardan birinin başvurusu ile başlar.
a) Dava açma aşaması
Dava, paydaşlardan herhangi biri tarafından sulh hukuk mahkemesinde açılır. Davacı taraf, mahkemeye vereceği dilekçede ortaklığın giderilmesini talep eder. Burada önemli olan nokta, davacının mal üzerinde paydaş sıfatına sahip olmasıdır. Hissesi çok küçük olsa bile dava açmaya engel yoktur.
b) Mahkemenin inceleme süreci
Mahkeme öncelikle dava konusu malın tapu kayıtlarını ve mülkiyet durumunu inceler. Daha sonra, ortaklığın giderilmesi için aynen taksim mi yoksa satış mı uygun olur sorusuna cevap arar. Bu noktada bilirkişi raporları çok önemlidir.
c) Bilirkişi ve keşif aşaması
Mahkeme, çoğu zaman dava konusu taşınmaz üzerinde keşif yapar ve bilirkişi heyetinden rapor ister. Bilirkişi raporunda:
Taşınmazın değeri,
Taksim edilip edilemeyeceği,
Satış yapılması halinde tahmini fiyat,
gibi hususlar detaylı şekilde belirtilir.
d) Karar aşaması
Eğer taşınmaz bölünebilir nitelikteyse mahkeme aynen taksim kararı verir. Bölünemezse veya değer kaybı yaşanacaksa satış yoluyla taksim kararı çıkar.
e) Uygulama süreci
Karar kesinleştikten sonra, satış yapılacaksa açık artırma düzenlenir. Satıştan elde edilen gelir paydaşlara hisseleri oranında dağıtılır.
Sonuç olarak, mahkeme süreci birkaç aşamadan oluşsa da, sürecin en kritik noktası bilirkişi raporları ve malın niteliğidir.
Ortaklığın Giderilmesi Aynen Taksim Yöntemi
Ortaklığın giderilmesinde öncelikli tercih, her zaman aynen taksim yöntemidir. Bu yöntem, malın bölünerek her paydaşın kendi hissesine denk gelen bir parçayı alması şeklinde uygulanır.
a) Taşınmazlarda aynen taksim
Arsa ve tarla gibi taşınmazlar, fiziki olarak bölünebiliyorsa aynen taksim yapılır.
Örneğin, 1.000 m²’lik bir arsanın dört paydaşa eşit şekilde 250 m² olarak verilmesi mümkündür.
Apartmanlarda ise bağımsız bölümlerin ayrılmasıyla paydaşlara daire tahsis edilebilir.
b) Aynen taksimin mümkün olmadığı durumlar
Tek daireli bir apartman veya tek parça halinde kullanılabilen bir taşınmaz, aynen paylaştırılamaz.
Bölünmesi halinde ekonomik değerini kaybedecek mallarda da aynen taksim yapılmaz.
c) Avantajları
Paydaşlar malı satmak zorunda kalmaz.
Mülkiyet bağımsız hale gelir ve her paydaş kendi taşınmazı üzerinde özgürce tasarruf edebilir.
Satış sürecine göre daha kısa ve daha az masraflıdır.
d) Dezavantajları
Tüm mallarda uygulanması mümkün değildir.
Payların eşit büyüklükte ve değerde bölünmesi her zaman sağlanamaz.
Özetle, mahkeme aynen taksimi mümkün görüyorsa, öncelikli olarak bu yöntemi uygular. Ancak mümkün değilse satış yoluna başvurur.
Ortaklığın Giderilmesi Satış Yoluyla Taksim Yöntemi
Aynen taksimin mümkün olmadığı durumlarda devreye satış yoluyla taksim girer. Bu yöntem, paydaşların malı birlikte satması yerine mahkeme eliyle açık artırma yapılmasını sağlar.
a) Açık artırma usulü
Satış, açık artırma yoluyla yapılır.
Önce paydaşların katılabileceği, ardından üçüncü kişilere açık artırma düzenlenir.
b) Satış bedelinin paylaştırılması
Satıştan elde edilen gelir, paydaşların hisseleri oranında dağıtılır.
Örneğin, %40 paya sahip olan bir kişi satış bedelinin %40’ını alır.
c) Avantajları
Bölünmesi mümkün olmayan malların çözümünde tek alternatiftir.
Tüm paydaşların hakkı nakit olarak teslim edilir.
d) Dezavantajları
Açık artırmada mal, piyasa değerinin altında satılabilir.
Paydaşlardan bazıları, nakit yerine mülk istemek isteyebilir.
Sonuç olarak, satış yoluyla taksim, zorunlu hallerde başvurulan ama pratikte çok sık uygulanan bir yöntemdir.
Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davasında Bilirkişi Raporları
Bilirkişi raporları, izale-i şuyu davalarında kararın en önemli belirleyicisi konumundadır.
a) Bilirkişinin rolü
Taşınmazın veya malın değerini belirler.
Aynen taksimin mümkün olup olmadığını inceler.
Payların eşit olup olmayacağını ortaya koyar.
b) Taşınmaz değer tespiti
Bilirkişi, malın piyasa değerini belirler. Bu değer, satış yapılması halinde başlangıç fiyatı olarak dikkate alınır.
c) Taksim imkanı
Bilirkişi raporunda, taşınmazın bölünebilirliği teknik olarak incelenir.
Eğer arsa veya tarla imar planına göre bölünebiliyorsa aynen taksim önerilir.
Aksi halde satış tavsiye edilir.
d) Yargıtay kararlarının etkisi
Yargıtay içtihatlarına göre, mahkeme karar verirken bilirkişi raporunu dikkate almak zorundadır. Ancak raporun hatalı veya eksik olması halinde yeni bilirkişi atanabilir.
Sonuç olarak, bilirkişi raporu, davanın yönünü doğrudan etkileyen en kritik unsurdur.
Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davasında Masraflar ve Harçlar
Her davada olduğu gibi izale-i şuyu davasında da belli başlı masraflar vardır.
a) Başvuru harçları
Dava açılırken başvurma harcı ve peşin harç ödenir. Bunlar düşük miktarlardır.
b) Bilirkişi ve keşif giderleri
Bilirkişi incelemesi ve keşif için taraflardan masraf avansı alınır.
Bu masraflar dava sonunda tüm paydaşlara hisseleri oranında yüklenir.
c) Satış masrafları
Açık artırma yapılması halinde ilan, satış masrafları ortaya çıkar.
Bu masraflar da satış gelirinden karşılanır.
d) Masrafların paylaşımı
Davayı açan kişi tek başına masraf yapmak zorunda değildir. Yargılama sonunda tüm giderler paydaşlara hisseleri oranında yükletilir.
Örneğin, bir taşınmazda %25 hissesi olan paydaş, toplam masrafların %25’ini öder.
Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davasının Süresi
Ortaklığın giderilmesi davaları, diğer hukuk davalarına kıyasla daha hızlı sonuçlanabilse de, bazı durumlarda yıllarca sürebilir. Davanın süresi birçok faktöre bağlıdır.
a) Normal koşullarda dava süresi
Eğer paydaş sayısı azsa ve malın niteliği basitse (örneğin tek parça arsa), dava 6-12 ay içinde sonuçlanabilir.
Ancak paydaş sayısı fazla, taşınmaz büyük ve bölünebilirliği tartışmalı ise süreç uzar.
b) Bilirkişi ve keşif süreçleri
Bilirkişi raporlarının hazırlanması birkaç ay sürebilir.
Tarafların raporlara itiraz etmesi halinde yeni bilirkişi atanır, bu da davayı uzatır.
c) Paydaşların itirazları
Paydaşların sık sık itiraz etmesi, yeni delil sunması veya satışa karşı çıkması davayı geciktirir.
İhale sürecinde mal satılamazsa, yeniden ihale yapılması gerekir.
d) Ortalama süre
Genel olarak izale-i şuyu davaları 1-2 yıl arasında sonuçlanır. Ancak tarafların anlaşmazlıkları çok fazlaysa ve temyiz süreçleri de işin içine girerse 3-4 yıla kadar uzayabilir.
Ortaklığın Giderilmesi Davasında Paydaşların Hakları
Her paydaşın davada ve dava sonucunda belirli hakları vardır. Bu haklar, paydaşların korunması için hukuk sistemi tarafından güvence altına alınmıştır.
a) Dava açma hakkı
Paydaşlardan herhangi biri tek başına dava açabilir.
Diğer paydaşların rızası aranmaz.
b) Satışa katılma hakkı
Satış yapılması halinde paydaşların ihaleye girme önceliği vardır.
İlk ihaleye sadece paydaşlar katılabilir.
c) Payına düşeni alma hakkı
Satıştan elde edilen gelir, herkesin payı oranında dağıtılır.
Kimse kendi hissesinden daha azını alamaz.
d) İtiraz hakkı
Bilirkişi raporlarına, satış işlemlerine veya pay dağılımına itiraz edebilirler.
İtirazlar mahkeme tarafından değerlendirilir.
e) Feragat ve anlaşma hakkı
Paydaş, dava sırasında hissesinden feragat edebilir.
Tüm paydaşların anlaşması halinde dava kısa sürede sona erer.
Bu haklar, davada tüm tarafların adil bir şekilde korunmasını sağlar.
İzale-i Şuyu Davasında İstinaf ve Temyiz Hakkı
Dava sürecinde tarafların istinaf ve temyiz yoluna gitme hakları vardır.
a) İtiraz süreci
Bilirkişi raporlarına, satış şekline, değer tespitine taraflar itiraz edebilir.
İtirazlar mahkeme tarafından incelenir ve gerekirse yeni rapor alınır.
b) İstinaf ve Temyiz hakkı
Mahkemenin verdiği karar istinaf ve ardından Yargıtay’a taşınabilir.
Özellikle satış kararlarına karşı sıklıkla temyiz yoluna başvurulur.
c) İstinaf ve Temyiz süresince satış
Karar kesinleşmeden satış yapılamaz. Bu da sürecin uzamasına neden olur.
d) Özetle
Paydaşların istinaf ve temyiz hakları, onların mağdur olmaması için önemlidir. Ancak bu hakların sık ve kötüye kullanılması davayı yıllarca uzatabilir.
İzale-i Şuyu Davasında Pratik Çözümler ve Anlaşma Yolu
Her ne kadar dava açmak en bilinen yol olsa da, anlaşma yoluyla çözüm çok daha hızlı ve masrafsızdır.
a) Paydaşlar arasında anlaşma
Paydaşlardan biri diğerlerinin hisselerini satın alabilir.
Mal bölünebilir ise kendi aralarında taksim yapabilirler.
b) Ortak satış
Paydaşlar, dava açmadan malı birlikte satıp bedeli paylaşabilir.
Böylece dava masraflarından ve yıllarca sürecek hukuki süreçten kurtulmuş olurlar.
c) Arabuluculuk
Ortaklığın giderilmesi davası açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurmak zorunludur.
d) Avantajları
Zaman ve masraftan tasarruf sağlar.
Paydaşlar arasındaki ilişkilerin bozulmasını engeller.
Malın değerinin altında satılma riskini ortadan kaldırır.
Sonuç olarak, mahkeme süreci yerine anlaşma ile çözüm her zaman daha avantajlıdır.
Ortaklığın Giderilmesi Davası Sonuç ve Değerlendirme
Ortaklığın giderilmesi davası (izale-i şuyu), paydaşlar arasında ortak mülkiyetin sona erdirilmesi için başvurulan en etkili yoldur. Mahkemeler öncelikle aynen taksim yöntemini, mümkün değilse satış yoluyla taksimi uygular.
Bu süreçte en kritik unsurlar:
Paydaşların sayısı,
Malın niteliği ve bölünebilirliği,
Bilirkişi raporlarının sonuçlarıdır.
Dava açmak her zaman çözüm olsa da, uzlaşma ve anlaşma yolları daha kısa ve masrafsız bir yöntemdir.
Özetle, izale-i şuyu davaları paydaşların haklarını güvence altına alan, ancak doğru yönetilmezse uzun süren bir süreçtir. Bu nedenle dava açmadan önce tarafların avukat desteği alması ve mümkünse anlaşma yolunu denemesi önerilir.
Ortaklığın Giderilmesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Ortaklığın giderilmesi davasını kim açabilir?
Paydaşlardan herhangi biri tek başına bu davayı açabilir.
Davanın ortalama süresi ne kadar?
Genellikle 1-2 yıl sürer, ancak itirazlar ve temyiz süreci davayı uzatabilir.
Mal bölünemezse ne olur?
Aynen taksim mümkün değilse satış yoluyla paylaştırma yapılır.
Satıştan elde edilen gelir nasıl paylaşılır?
Gelir, paydaşların tapudaki hisse oranlarına göre dağıtılır.
Dava masraflarını kim öder?
Masraflar, dava sonunda paydaşlara hisseleri oranında yükletilir.

samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun miras avukatı, samsun miras davası avukatı, samsun ortaklığın giderilmesi davası avukatı, ortaklığın giderilmesi davası avukatı samsun, samsun ortaklığın giderilmesi, samsun izale-i şuyu, ortaklığın giderilmesi davası, samsun mal paylaşımı avukatı
samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun miras avukatı, samsun miras davası avukatı, samsun ortaklığın giderilmesi davası avukatı, ortaklığın giderilmesi davası avukatı samsun, samsun ortaklığın giderilmesi, samsun izale-i şuyu, ortaklığın giderilmesi davası, samsun mal paylaşımı avukatı







