Samsun Avukat
İletişim
05534084721
Hizmet Tespit Davası Samsun Avukat
Türkiye’de sosyal güvenlik sistemi, çalışanların hem sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesini hem de emeklilik hakkına kavuşabilmesini sağlayan temel bir güvence mekanizmasıdır. Ancak, pratikte birçok işçi sigortasız ya da eksik günlerle çalıştırılmaktadır. Bu durum, işçinin geleceğini doğrudan etkiler. İşte bu noktada “hizmet tespit davası” devreye girer.
Hizmet tespit davası, sigortasız çalışan ya da çalıştığı günlerin SGK’ya eksik bildirildiğini düşünen işçilerin başvurabileceği hukuki bir yoldur. Bu dava sayesinde işçi, geçmişte sigortasız çalıştığı günlerin tespit edilmesini ve SGK kayıtlarına işlenmesini sağlayabilir. Böylece emeklilik için gerekli prim gün sayısını tamamlayabilir ve sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkı elde eder.
Bu yazıda, hizmet tespit davasının ne olduğu, hangi şartlarda açılabileceği, dava süreci ve sonuçları, işçi ve işveren açısından doğurduğu yükümlülükler ayrıntılı bir şekilde incelenecektir.
Hizmet Tespit Davası Nedir?
Hizmet tespit davası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında düzenlenen, işçinin çalıştığı halde SGK’ya bildirilmediği günlerin tespit edilmesi amacıyla açtığı bir davadır. Başka bir ifadeyle, işçinin sigortasız çalıştırıldığı günleri resmi kayıtlara ekletmek için mahkemeye başvurmasıdır.
Bu dava, hem işçinin sosyal güvenlik haklarını koruma hem de devletin prim kaybını önleme amacını taşır. Çünkü sigortasız işçi çalıştırmak yalnızca işçinin mağduriyetine değil, aynı zamanda kamu zararına da yol açar.
Özellikle inşaat, tekstil, tarım ve küçük ölçekli işletmelerde işçilerin sigortasız çalıştırıldığı sıkça görülmektedir. İşçi bu durumda sessiz kalırsa ileride emekli olabilmek için gerekli prim gün sayısını tamamlayamaz. Dolayısıyla, çalıştığı günlerin sigortalı sayılması için tek hukuki yol, hizmet tespit davası açmaktır.
İşveren açısından bakıldığında ise bu dava ciddi mali yükümlülükler doğurur. İşveren hem ödenmemiş primleri SGK’ya ödemek zorunda kalır hem de gecikme faizleriyle birlikte idari para cezalarıyla karşılaşır.
Sonuç olarak, hizmet tespit davası yalnızca bireysel bir hak arayışı değil, aynı zamanda kayıt dışı istihdamın önlenmesine yönelik önemli bir hukuki mekanizmadır.
Hizmet Tespit Davasının Şartları
Her işçi istediği zaman hizmet tespit davası açamaz. Dava açabilmek için belirli şartların yerine getirilmesi gerekir. Bu şartların en önemlileri şunlardır:
1. Sigortasız çalıştırılmış olmak: İşçi, işveren tarafından SGK’ya bildirilmeden çalıştırılmış olmalıdır.
2. İşçi-işveren ilişkisi: Çalışmanın hizmet akdine dayanması gerekir. Yani işçi, bağımlı olarak işverenin talimatıyla çalışıyor olmalıdır.
3. 5 yıllık hak düşürücü süre: İşçi, sigortasız çalıştığı tarihten itibaren 5 yıl içinde dava açmalıdır.
4. İspat araçları: İşçi, sigortasız çalıştığını tanık beyanı, bordro, giriş-çıkış kayıtları gibi delillerle ispatlamalıdır.
Bu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Aksi halde açılan dava reddedilir.
Kimler Hizmet Tespit Davası Açabilir?
Hizmet tespit davası yalnızca sigortasız çalıştırılan işçinin açabileceği bir dava değildir. Türk hukuk sisteminde bazı durumlarda işçinin yakınları da bu davayı açma hakkına sahiptir.
· İşçinin kendisi: Çalıştığı halde sigortası yapılmayan işçi doğrudan dava açabilir.
· İşçinin ölümü halinde yakınları: İşçi vefat etmişse, hak sahipleri (eş, çocuk, anne-baba) bu davayı açarak geride kalanların sosyal güvenlikten faydalanmasını sağlayabilir.
· Sendikalar : Nadir görülse de bazı durumlarda sendikalar da işçilerin sigortasız çalıştırıldığını tespit edip dava açabilmektedir.
Bu yönüyle hizmet tespit davası yalnızca bireysel bir hak arama aracı değil, aynı zamanda sosyal güvenlik hakkının kuşaktan kuşağa korunmasına da hizmet eder.
Hizmet Tespit Davasında Hak Düşürücü Süre
Hizmet tespit davasında en kritik noktalardan biri 5 yıllık hak düşürücü süredir. Yasa gereği, işçi çalıştığı tarihten itibaren 5 yıl içinde bu davayı açmazsa hakkı düşer. Örneğin, 2018 yılında sigortasız çalıştırılan bir işçi, en geç 2023 yılına kadar dava açmalıdır.
Bununla birlikte, süre aşımı nedeniyle birçok işçi hakkını kaybetmektedir. Bu nedenle sigortasız çalıştığını fark eden işçinin vakit kaybetmeden dava açması gerekir.
Hizmet Tespit Davası Nasıl Açılır?
Hizmet tespit davası açmak isteyen işçinin, öncelikle hangi mahkemeye başvuracağını bilmesi gerekir. Bu davalarda görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. Eğer bulunduğu yerde iş mahkemesi yoksa, dava Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür. Yetkili mahkeme ise işçinin fiilen çalıştığı işyerinin bulunduğu yer mahkemesidir.
Dava açma süreci özetle şu şekilde işler:
İşçi ya da hak sahibi, dava dilekçesi hazırlayarak iş mahkemesine başvurur.
Davada hem işveren hem de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) taraf olarak gösterilir. Çünkü tespit edilecek hizmet süresinin SGK kayıtlarına işlenmesi gerekir.
Mahkeme, işçinin gerçekten çalışıp çalışmadığını araştırır. Bu noktada deliller toplanır, tanıklar dinlenir.
İşverenin savunması alınır, SGK’nın görüşü sorulur.
Mahkeme, işçinin çalıştığını tespit ederse karar verir ve bu karar SGK’ya bildirilir.
Bu süreç, belgelerin eksiksiz olması ve tanıkların güvenilirliğiyle doğrudan ilgilidir. Eğer işçi yalnızca tanık beyanına dayanırsa, mahkeme daha sıkı bir inceleme yapar. Ancak yazılı belgeler (bordro, maaş ödeme dekontu, işyeri giriş-çıkış kayıtları) varsa davanın kazanılması çok daha kolay olur.
Hizmet Tespit Davasında İspat Araçları
İşçi, sigortasız çalıştırıldığını mahkemede ispat etmek zorundadır. Peki, bu nasıl olur? İşçinin kullanabileceği ispat araçlarından bazıları şunlardır:
Tanık beyanları: Aynı dönemde aynı işyerinde çalışan işçilerin tanıklığı çok önemlidir.
Bordro ve maaş belgeleri: İşveren tarafından verilen maaş bordroları, banka hesap hareketleri, ücret ödeme dekontları güçlü delil sayılır.
SGK yazışmaları ve kayıtları: SGK tarafından yapılan denetimler, işyeri kayıtları, işe giriş bildirgesi gibi belgeler mahkemece dikkate alınır.
İşyeri belgeleri: Puantaj çizelgeleri, vardiya listeleri, işyeri giriş-çıkış kartları, güvenlik kamera kayıtları bile ispat aracı olabilir.
Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, hizmet tespit davalarında “işçi lehine yorum” ilkesi uygulanır. Yani şüphe halinde karar işçi lehine verilir. Ancak bu, işçinin hiçbir delil sunmadan davayı kazanabileceği anlamına gelmez. İspat yükü yine işçidedir.
Hizmet Tespit Davasının Sonuçları
Bir işçi hizmet tespit davasını kazandığında, bu kararın hem işçi hem de işveren açısından önemli sonuçları olur.
İşçi açısından sonuçlar:
Sigortasız çalıştığı günler SGK kayıtlarına eklenir.
Eksik günler tamamlandığı için emeklilik yaşı öne çekilebilir.
Sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı genişler.
İşveren açısından sonuçlar:
Sigortasız çalıştırdığı işçi için ödenmemiş primleri SGK’ya ödemek zorundadır.
Gecikme zammı ve faiziyle birlikte ödeme yükümlülüğü doğar.
Ayrıca idari para cezası uygulanır.
Bu nedenle işverenler açısından hizmet tespit davaları ciddi bir mali risk taşır. Çoğu zaman işverenler, işçilerin dava açmaması için farklı yollar dener. Ancak mahkeme kararıyla tespit edilen günler, SGK tarafından resmi kayıt olarak kabul edilir ve işverenin ödeme yapması zorunlu hale gelir.
Hizmet Tespit Davasında İşverenin Yükümlülükleri
Mahkeme, işçinin sigortasız çalıştığını tespit ederse işverenin sorumlulukları ağırdır. İşverenin karşılaşacağı yükümlülükler şunlardır:
Prim borçları: İşveren, sigortasız geçirilen günlerin primlerini SGK’ya yatırmak zorundadır.
Gecikme zammı ve faiz: Yıllar önce ödenmeyen primler, gecikme faiziyle birlikte talep edilir. Bu da çok yüksek meblağlara ulaşabilir.
İdari para cezaları: SGK, işveren hakkında ayrıca cezai işlem yapar. Sigortasız işçi çalıştırmanın cezası her yıl yeniden belirlenir.
Bütün bunlar, işverenin ileride çok daha büyük maliyetlerle karşılaşmaması için işçilerini baştan sigortalı göstermesinin önemini ortaya koyar. Çünkü hizmet tespit davası, işçinin yanı sıra işverenin de geleceğini doğrudan etkiler.
Hizmet Tespit Davasının İşçiye Sağladığı Haklar
Bir işçi açısından hizmet tespit davası kazanmak, adeta hayatının seyrini değiştirebilir. Çünkü sigortasız çalıştırıldığı günlerin SGK’ya işlenmesi, sadece emeklilik tarihini değil, aynı zamanda diğer sosyal güvenlik haklarını da etkiler.
Emeklilik hakkı: Eksik günlerin tamamlanmasıyla birlikte işçi daha erken emekli olabilir. Bu, özellikle prim gün sayısını doldurmasına birkaç yıl kalan işçiler için büyük bir avantajdır.
Sağlık hizmetlerinden yararlanma: SGK kayıtlarına işlenen günler, sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkını da güçlendirir. İşçi ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler, daha geniş kapsamlı sağlık imkanına kavuşur.
Tazminat haklarıyla bağlantı: Hizmet tespit davası doğrudan kıdem veya ihbar tazminatını etkilemez. Ancak çalışmanın resmi kayıtlara işlenmesi, başka davalarda delil olarak kullanılabilir.
Aile hakları: İşçi vefat ederse, hak sahipleri bu günleri kullanarak dul ve yetim aylığı alabilir.
Sonuçta, hizmet tespit davası yalnızca işçinin değil, ailesinin de sosyal güvenlik haklarını güvence altına alan bir süreçtir.

samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun iş avukatı, samsun iş davası avukatı, samsun iş hukuku avukatı, iş avukatı samsun, iş davası avukatı samsun, iş hukuku avukatı samsun, hizmet tespit davası avukatı samsun, samsun hizmet tespit davası avukatı, samsun tespit davası avukatı
samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun iş avukatı, samsun iş davası avukatı, samsun iş hukuku avukatı, iş avukatı samsun, iş davası avukatı samsun, iş hukuku avukatı samsun, hizmet tespit davası avukatı samsun, samsun hizmet tespit davası avukatı, samsun tespit davası avukatı







