Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi - Samsun Avukat
- avtahaalyuz
- 1 saat önce
- 7 dakikada okunur
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 611-619. maddeleri arasında düzenlenmiş, toplumsal yaşamda çok önemli bir yere sahip olan bir sözleşme türüdür. Bu sözleşmede taraflardan biri (bakım alacaklısı), belirli bir malını veya malvarlığı değerini diğer tarafa devreder; diğer taraf (bakım borçlusu) ise bakım alacaklısına ölünceye kadar bakmak, ihtiyaçlarını karşılamak ve onu gözetmekle yükümlü olur.
Halk arasında en çok yaşlı veya bakıma muhtaç kişilerin malvarlıklarını güvence altına alarak hayatlarının sonuna kadar huzurlu yaşamaları amacıyla tercih edilen bu sözleşme, aslında sosyal dayanışmanın bir yansımasıdır. Çünkü bakım alacaklısı, gelecekte yalnız kalma, hastalık, yoksulluk veya muhtaçlık riskine karşı kendini güvenceye almak ister.
Örneğin yaşlı bir kişi, tek başına yaşayamayacak durumda olduğunda evini veya tarlasını kendisine ölünceye kadar bakacak kişiye devredebilir. Böylece hem malvarlığını korumuş hem de hayatının geri kalanında ihtiyaçlarının karşılanmasını güvence altına almış olur.
Bu sözleşme, Türk toplumunda özellikle aile içinde yaygındır. Ancak günümüzde sadece aile bireyleri arasında değil, yakın ilişkisi olan üçüncü kişilerle veya bakım hizmeti veren kurumlarla da yapılabilmektedir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmenin Unsurları
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi dört temel unsur üzerine kuruludur:
Taraflar
Sözleşmede iki taraf vardır:
Bakım borçlusu: Bakım yükümlülüğünü üstlenen kişi.
Bakım alacaklısı: Bakılacak kişi, yani sözleşmeye konu olan hizmetlerden yararlanacak taraf.
2. Bakım Yükümlülüğü
Bakım borçlusu, sözleşme boyunca alacaklıya barınma, beslenme, sağlık, temizlik, manevi destek gibi temel ihtiyaçları karşılamak zorundadır.
Karşı Edim
Bakım alacaklısı, çoğunlukla malvarlığındaki bir taşınmazı (örneğin ev, arsa) bakım borçlusuna devreder. Bazen de para veya başka bir mal devredilebilir.
Şekil Şartı
Bu sözleşmenin geçerli olabilmesi için resmi şekilde yapılması gerekir. Yani noter huzurunda düzenleme şeklinde yapılmalı ve tapu siciline tescil edilmelidir.
Bu unsurlar bir araya gelmediği takdirde sözleşme geçersiz olur.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmenin Tarafları
Bakım Borçlusu
Bakım borçlusu, alacaklının hayatı boyunca ona bakmayı, ihtiyaçlarını karşılamayı ve yaşamını kolaylaştırmayı taahhüt eden kişidir.
Gerçek kişiler (örneğin bir akraba, komşu, arkadaş) bakım borçlusu olabilir.
Aynı zamanda tüzel kişiler (huzurevi, bakım merkezi vb.) de bu yükümlülüğü üstlenebilir.
Bakım borçlusunun sorumluluğu sadece maddi değil, manevi nitelikte de olabilir. Yani sadece yiyecek, içecek sağlamak yetmez; aynı zamanda alacaklıya sevgi, saygı ve ilgi göstermek de yükümlülükler arasındadır.
Bakım Alacaklısı
Bakım alacaklısı genellikle yaşlı, hasta veya tek başına hayatını sürdüremeyecek kişidir. Bu kişi, malvarlığından bir kısmını veya tamamını devrederek hayatının sonuna kadar güvence altına alınmak ister.
Örneğin bir anne, evini oğluna devrederek kendisine ölünceye kadar bakmasını şart koşabilir.
Tarafların Hak ve Yükümlülükleri
Bakım borçlusunun yükümlülükleri: Yeme, içme, barındırma, sağlık masraflarını karşılama, manevi destek sağlama.
Bakım alacaklısının yükümlülükleri: Sözleşmede kararlaştırılan mal veya malvarlığını devretmek.
Her iki taraf da sözleşmeye aykırı davranırsa hukuki sorumluluk doğar.
Ölünceye Kadar Bakma Geçerlilik Şartları
Ölünceye Kadar Bakma Resmi Şekil Zorunluluğu
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi mutlaka resmi şekilde yapılmalıdır. Bu resmi şekil, noter huzurunda düzenleme şeklinde olmalıdır. Eğer sözleşme taşınmaz devrini içeriyorsa, tapu müdürlüğünde düzenlenmesi de zorunludur.
Şekil şartına uyulmadan yapılan sözleşmeler geçersizdir. Yargıtay da bu konuda çok katıdır; sözlü veya adi yazılı yapılan sözleşmeler geçersiz sayılır.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Ehliyet Şartları
Bakım borçlusu ve alacaklısının fiil ehliyetine sahip olması gerekir.
Küçükler veya kısıtlılar kendi başlarına bu sözleşmeyi yapamaz.
İrade Sakatlıkları
Sözleşme yapılırken taraflardan birinin iradesi hata, hile veya ikrah (tehdit) sonucu sakatlanmışsa, sözleşme iptal edilebilir. Ayrıca gabin (aşırı yararlanma) durumunda da sözleşme iptale konu olabilir. Örneğin yaşlı bir kişinin, çok değerli taşınmazını, düşük bakım yükümlülüğü karşılığında devretmesi gabin sayılabilir.
Ölünceye Kadar Bakım Yükümlülüğünün Kapsamı
Bakım yükümlülüğü sadece yemek vermekle sınırlı değildir. Kanuna ve Yargıtay kararlarına göre kapsam oldukça geniştir:
Barınma
Bakım alacaklısına güvenli ve insani koşullara uygun bir yaşam alanı sağlamak. Eğer alacaklı başka bir yerde kalmak istiyorsa, kira masrafları da karşılanabilir.
Yeme-İçme
Günlük yiyecek, içecek ihtiyaçlarının düzenli ve yeterli şekilde sağlanması gerekir.
Sağlık Giderleri
Bakım borçlusu, alacaklının sağlık masraflarını karşılamak, hastane veya doktor ihtiyaçlarını gidermekle yükümlüdür.
Sosyal ve Manevi İhtiyaçlar
Bakım yükümlülüğü sadece maddi değil, aynı zamanda manevi ihtiyaçları da kapsar. Yani alacaklının yalnız bırakılmaması, ziyaret edilmesi, insani ilişkilerinin sürdürülmesi de önemlidir.
Yargıtay, bakım yükümlülüğünü oldukça geniş yorumlamakta ve “manevi ilgi göstermeyi” de sözleşmenin bir unsuru olarak kabul etmektedir.
Ölünceye Kadar Bakım Sözleşmesinde Karşı Edim ve Malvarlığı Devri
Taşınmaz Devri
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde en yaygın karşı edim, bir taşınmazın devridir. Genellikle yaşlı kişiler, evlerini, arsalarını veya tarlalarını kendilerine bakmayı üstlenen kişiye devreder. Bu devir tapuda resmi senetle yapılmak zorundadır.
Taşınmaz devrinde iki husus önemlidir:
Mülkiyetin devri hemen yapılabilir. Yani bakım alacaklısı, tapuyu hemen borçluya verebilir.
Mülkiyetin devri ölümden sonra yapılabilir. Bu durumda sözleşmeye şarta bağlı kayıt konur ve tapu devri ancak alacaklının ölümüyle gerçekleşir.
İlk durumda bakım borçlusu, tapuyu aldıktan sonra da yükümlülüklerini sürdürmek zorundadır. Eğer bakmazsa sözleşme feshedilip tapu geri alınabilir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinde Taşınır Mallar veya Para Devri
Her zaman taşınmaz değil, bazen nakit para, altın, araç veya diğer taşınır mallar da devredilebilir. Örneğin yaşlı bir kişi, büyük miktarda parasını bankadaki hesabından bakım borçlusuna devredebilir. Karşılığında ölünceye kadar bakılma şartı koyabilir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinde İntifa ve Oturma Hakkı Tanınması
Bazı durumlarda alacaklı, taşınmazın mülkiyetini devretse bile orada yaşamaya devam etmek isteyebilir. Bu durumda tapu devri sırasında intifa hakkı veya oturma hakkı alacaklı lehine tesis edilir. Böylece:
Taşınmazın mülkiyeti bakım borçlusuna geçer.
Ancak bakım alacaklısı ölünceye kadar taşınmazda oturmaya veya kullanmaya devam eder.
Bu uygulama, yaşlıların güvence altına alınması açısından büyük önem taşır.
Ölünceye Kadar Bakım Sözleşmenin Hukuki Sonuçları
Bakım Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesi
Bakım borçlusu, sözleşmede yazılı tüm yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Yeme, içme, barınma, sağlık ve manevi destek bu kapsamda değerlendirilir.
Eğer bu yükümlülükler yerine getirilmezse, bakım alacaklısı sözleşmenin feshini ve tapunun geri alınmasını talep edebilir.
Mülkiyetin Devri
Bakım alacaklısı malvarlığını devrettiğinde, karşı tarafın artık yasal olarak malın sahibi olduğunu bilmesi gerekir. Ancak yükümlülükler devam eder.
Mülkiyet devri şarta bağlı yapılmışsa (örneğin ölümden sonra devredilecekse), bu durumda devir ancak bakım alacaklısının ölümüyle gerçekleşir.
Ölünceye Kadar Bakım Sözleşmesinde Tarafların Karşılıklı Sorumlulukları
Bakım borçlusu: Yükümlülüğünü yerine getirmezse tazminat öder, sözleşme feshedilebilir.
Bakım alacaklısı: Sözleşmede kararlaştırılan malı devretmezse, borçlu yükümlülükten kurtulur.
Her iki taraf da kötü niyetli davranırsa mahkemeler tarafından sorumlu tutulur.
Ölünceye Kadar Bakım Sözleşmesinde Sona Erme Halleri
Bakım Alacaklısının Ölümü
Sözleşmenin doğal sona erme hali, bakım alacaklısının ölümüdür. Çünkü yükümlülük, onun yaşamıyla sınırlıdır. Ölümden sonra bakım borçlusunun yükümlülüğü ortadan kalkar.
Tarafların Anlaşması
Taraflar karşılıklı olarak sözleşmeyi sona erdirmeye karar verebilir. Örneğin bakım borçlusu yükümlülüğünden vazgeçmek ister, alacaklı da malını geri almak isterse, sözleşme karşılıklı anlaşmayla feshedilebilir.
Mahkeme Kararıyla Fesih
Bakım borçlusu yükümlülüklerini ihmal ederse, alacaklı mahkemeye başvurup sözleşmenin feshini talep edebilir. Bu durumda tapu iptal edilir ve alacaklıya geri döner.
Fesih ve İptal
-Haklı Sebeplerle Fesih
Bakım borçlusu görevini yerine getirmediğinde, alacaklı sözleşmeyi feshedebilir. Haklı sebepler arasında şunlar sayılabilir:
Yeme, içme, barınma ihtiyaçlarının karşılanmaması,
Sağlık ihtiyaçlarının ihmal edilmesi,
Manevi desteğin verilmemesi,
Kötü muamele veya ilgisizlik.
-Hile, İkrah, Gabin Nedeniyle İptal
Hile: Alacaklı kandırılarak sözleşmeye yönlendirilmişse.
İkrah: Tehdit altında sözleşme yapılmışsa.
Gabin: Aşırı yararlanma söz konusuysa (örneğin çok değerli mal karşılığında yetersiz bakım).
Bu hallerde sözleşme iptal edilip taraflar eski hale döndürülür.
Yargı Yoluyla Sözleşmenin Sona Ermesi
Alacaklı dava açarak sözleşmeyi feshettirebilir. Eğer borçlu yükümlülüğünü yerine getirmemişse mahkeme, tapunun iptali ve tesciline karar verebilir.
Ölünceye Kadar Bakım Sözleşmesinin Benzer Sözleşmelerden Farkı
Ölünceye Kadar Bakım Sözleşmesinin Ömür Boyu Gelir Sözleşmesiyle Farkı
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile ömür boyu gelir sözleşmesi çoğu zaman karıştırılır. Ancak aralarında önemli farklar vardır:
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım borçlusu, alacaklıya sadece para değil; barınma, yiyecek, sağlık, manevi destek gibi kapsamlı bir bakım yükümlülüğü üstlenir.
Ömür boyu gelir sözleşmesinde ise yükümlülük, yalnızca düzenli para veya gelir ödemesi yapmaktan ibarettir.
Dolayısıyla bakma sözleşmesi daha geniş kapsamlıdır.
Ölünceye Kadar Bakım Sözleşmesinin Satış Vaadi Sözleşmesiyle Farkı
Satış vaadi sözleşmesinde taraflardan biri taşınmazını ileride satmayı vaat eder. Ancak burada bakım yükümlülüğü yoktur.Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde ise mal devri bakım karşılığında yapılır.
Ölünceye Kadar Bakım Sözleşmesinin Bağışlama ile Farkı
Bağış sözleşmesinde karşılıksız bir mal devri vardır. Oysa ölünceye kadar bakma sözleşmesinde karşılıklı edim söz konusudur: mal devri karşılığında bakım yükümlülüğü.Yargıtay da birçok kararında bu farkı vurgulamış ve bakım sözleşmesini “ivazlı (karşılıklı) sözleşme” olarak nitelendirmiştir.
Ölünceye Kadar Bakım Sözleşmesinin Avantajları ve Riskleri
Bakım Alacaklısı Açısından Avantajlar
Yaşlı veya muhtaç kişi, hayatının sonuna kadar güvence altına alınır.
Tek başına kalma, aç kalma, hastalıkla ilgilenilmeme gibi risklerden korunur.
Malını karşılıksız bağışlamadığı için, bakım hizmeti karşılığında değerinin korunması sağlanır.
Bakım Borçlusu Açısından Avantajlar
Bakım borçlusu, edimlerini yerine getirdiğinde önemli bir malvarlığı kazanır.
Genellikle taşınmaz sahibi olur, uzun vadede büyük bir kazanç elde eder.
Karşılaşılabilecek Riskler
Bakım alacaklısı açısından risk: Borçlu yükümlülüklerini yerine getirmezse mağdur olabilir.
Bakım borçlusu açısından risk: Alacaklı, çok uzun süre yaşayabilir ve bakım yükümlülüğü ekonomik açıdan ağır hale gelebilir.
Bu nedenle tarafların dikkatle düşünmesi gerekir.
Ölünceye Kadar Bakım Sözleşmesinin Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar
Aile İçi Uyuşmazlıklar
En sık karşılaşılan problem, sözleşmenin aile içinde yapılmasıdır. Örneğin bir çocuk anne-babasına bakmak karşılığında evi üzerine geçirir. Diğer kardeşler ise mirastan mahrum kaldıklarını öne sürerek dava açar.
Bakım Yükümlülüğünün Kötüye Kullanılması
Bazı durumlarda bakım borçlusu, tapuyu aldıktan sonra ilgisini azaltabilir veya tamamen bakmayı bırakabilir. Bu durumda mahkemeler devreye girerek tapunun iptaline karar verebilir.
Mirasçıların İtirazları
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi mirasçıların saklı paylarını zedeleyebilir. Mirasçılar genellikle sözleşmenin iptali için dava açar. Mahkemeler bu davaları sık sık değerlendirmektedir.
Sözleşmenin Noterde Düzenlenmesi
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi mutlaka noterde düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Noterde yapılan sözleşme, tarafların kimlikleriyle birlikte resmi senet haline getirilir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi mirasçılar tarafından iptal edilebilir mi?
Evet. Eğer sözleşme muvazaalı yapılmışsa veya bakım borçlusu yükümlülüklerini yerine getirmemişse, mirasçılar iptal davası açabilir.
Sözleşmede bakım yükümlülüğü nasıl tanımlanır?
Yeme, içme, barınma, sağlık ve manevi destek gibi ihtiyaçların karşılanması şeklinde tanımlanır.
Karşılıksız yapılabilir mi?
Hayır. Karşılıklı edim içeren bir sözleşmedir. Bakım karşılığında mal devri şarttır.
Noter masrafları kim öder?
Taraflar anlaşabilir. Çoğunlukla bakım borçlusu öder.
Bakım borçlusu yükümlülüğünü yerine getirmezse ne olur?
Mahkeme kararıyla sözleşme feshedilir, tapu iptal edilip alacaklıya geri verilir.
Ölünceye Kadar Bakım Sözleşmesi
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, özellikle yaşlıların ve bakıma muhtaç kişilerin geleceğini güvence altına alan en önemli hukuki mekanizmalardan biridir. Ancak bu sözleşme yapılırken resmi şekil şartına, ehliyet durumuna ve sözleşme hükümlerine büyük dikkat edilmelidir. Tarafların iyi niyetli olması, yükümlülüklerini sadakatle yerine getirmesi, ileride çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkların önüne geçer. Aksi halde mirasçılarla davalar kaçınılmaz hale gelir. Sonuç olarak bu sözleşme, doğru yapıldığında her iki tarafa da fayda sağlar. Ancak yanlış yapıldığında hem alacaklı hem de borçlu açısından ciddi mağduriyetlere yol açabilir. Temelini borçlar hukukunun oluşturduğu bu sözleşmenin yapılmasında ve devamında hukuki destek almak için miras hukuku ve borçlar hukuku alanında çalışan Av. Taha Alyüz ile iletişime geçebilirsiniz.





Yorumlar