Samsun Avukat
İletişim
05534084721
İstirdat Davası Samsun Avukat
İstirdat Davası Nedir?
İstirdat davası, borçlu olmadığını düşündüğü bir parayı icra takibi sırasında ödemek zorunda kalan kişilerin başvurabileceği bir hukuki yoldur. Daha açık bir ifadeyle, kişi aslında borçlu olmamasına rağmen icra tehdidi altında borcunu ödüyorsa, sonradan bu ödemenin geri alınması için istirdat davası açabilir.
Bu dava, özellikle şu durumlarda gündeme gelir:
İtiraz süresini kaçırmış borçlular,
Haksız icra tehdidi altında ödeme yapanlar,
Hukuken geçerli olmayan bir borcu ödemek zorunda kalan kişiler.
İstirdat davası sayesinde haksız yere ödenen para geri alınarak hukuki denge sağlanır. Bu yönüyle dava, hem icra hukukunun hem de haksız zenginleşme hükümlerinin bir yansımasıdır.
İstirdat Davasının Hukuki Dayanağı
Türk hukukunda istirdat davasının yasal dayanağı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesidir. İlgili madde, borçlu olmadığı bir parayı ödeyen kişiye istirdat davası açma hakkı tanır.
Buna göre:
Borçlu, takibe itiraz etmemiş veya süresinde dava açmamış olsa bile, borcu ödedikten sonra istirdat davası yoluyla ödediği parayı geri alabilir.
Ancak bu dava, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.
Hukuki dayanak yalnızca İİK değildir. Aynı zamanda Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen “sebepsiz zenginleşme” (TBK m. 77 vd.) hükümleri de istirdat davasının temelini oluşturur. Çünkü aslında borçlu olunmayan bir ödemenin karşı tarafça alınması, hukuken geçerli bir sebep olmadan zenginleşme niteliği taşır.
İstirdat Davasının Şartları
Her dava gibi istirdat davasının da açılabilmesi için bazı şartların gerçekleşmiş olması gerekir. Bu şartlar, davanın esasına ilişkin olup eksik olmaları halinde dava reddedilir.
Başlıca şartlar şunlardır:
Ödemenin İcra Takibi Sonucu Yapılması:
İstirdat davası yalnızca icra takibi kapsamında yapılan ödemeler için açılabilir.
Kişinin kendi isteğiyle yaptığı ödemeler bu davanın konusunu oluşturmaz.
Borçlu Olunmaması:
Davacının gerçekten borçlu olmaması gerekir.
Örneğin sahte senet düzenlenmişse, zamanaşımına uğramış alacak ödenmişse veya borç zaten önceden ödenmişse bu şart gerçekleşir.
Ödeme Yapılmış Olması:
İstirdat davası açılabilmesi için borçlunun ödeme yapmış olması zorunludur.
İcra tehdidi altında ama ödeme yapılmadan bu dava açılamaz.
Bir Yıllık Süre:
Ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde dava açılmalıdır.
Bu süre hak düşürücü niteliktedir; sürenin geçmesiyle dava açma hakkı ortadan kalkar.
Bu şartların birlikte gerçekleşmesi, davanın kabulü için olmazsa olmazdır.
İstirdat Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
İstirdat davasında görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu davada icra mahkemesi görevli değildir; çünkü istirdat davası bir eda davasıdır ve genel mahkemelerin alanına girer.
Yetkili mahkeme ise İİK m. 72 uyarınca belirlenir. Buna göre:
Davalı alacaklının yerleşim yeri mahkemesi,
Takibin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.
Örneğin, Samsun’da yapılan bir icra takibinde ödeme gerçekleşmişse, hem Samsun mahkemelerinde hem de alacaklının yerleşim yerinde dava açılabilir.
Bu düzenleme, davacının lehine esnek bir yetki kuralı getirmiştir.
İstirdat Davasında Dava Açma Süresi
İstirdat davasının açılabilmesi için en kritik noktalardan biri süre şartıdır. Kanun, borçlunun ödediği parayı geri alabilmesi için bir yıl içinde dava açmasını öngörmektedir.
Süre, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren başlar.
Örneğin, borçlu 10 Ocak 2025 tarihinde ödemeyi yaptıysa, en geç 10 Ocak 2026 tarihine kadar istirdat davası açmalıdır.
Bu süre hak düşürücü süre olduğundan, mahkeme süreyi kendiliğinden gözetir.
Borçluların en sık düştüğü hata, süreyi kaçırmaktır. Bu nedenle, ödemeden hemen sonra hukuki danışmanlık alarak dava süresinde açılmalıdır.
İstirdat Davasında İspat Yükü
İstirdat davasında en önemli konulardan biri ispat yüküdür. Çünkü davacı, ödediği parayı geri alabilmek için borçlu olmadığını kanıtlamak zorundadır.
İspat yükü şu şekilde belirlenir:
Davacı (ödeme yapan kişi): Borçlu olmadığını ispat eder.
Davalı (alacaklı): Ödeme aldığı paranın haklı bir alacağa dayandığını kanıtlamalıdır.
Örneğin, alacaklı bir senede dayanarak icra takibi başlatmışsa; davacı borçlu, senedin sahte olduğunu, zamanaşımına uğradığını veya borcun önceden ödendiğini ispat etmek zorundadır.
Mahkemeler genellikle şu delillere bakar:
Ödeme makbuzları,
İcra dosyası kayıtları,
Banka dekontları,
Tanık beyanları,
Yazılı belgeler (sözleşmeler, senet iptali kararları vb.).
Bu nedenle davanın güçlü şekilde yürütülmesi için belgelerle desteklenmiş bir dosya hazırlanması büyük önem taşır.
İstirdat Davasında Dilekçe ve Usul
İstirdat davası, diğer hukuk davalarında olduğu gibi bir dava dilekçesi ile açılır. Dilekçede şu hususların yer alması gerekir:
Davacı ve davalı bilgileri,
Hangi icra dosyasında ödeme yapıldığı,
Ödeme tarihleri ve miktarları,
Borçlu olunmadığına dair gerekçeler,
Hukuki dayanak (İİK m. 72 ve TBK hükümleri).
Dava açıldıktan sonra mahkeme duruşma günü belirler. Tarafların delilleri toplanır ve karşılıklı beyanları alınır.
Usul açısından dikkat edilmesi gerekenler:
Davacı, dava açarken harç ve gider avansı yatırmak zorundadır.
Davada genellikle basit yargılama usulü uygulanmaz; normal yargılama usulüne göre süreç işler.
Mahkeme, davayı kabul ederse ödemenin davalıdan geri alınmasına hükmeder.
Bu nedenle, dilekçenin titizlikle hazırlanması ve usul hatalarına düşülmemesi gerekir.
İstirdat Davasında Verilebilecek Kararlar
Mahkeme, istirdat davasında delillerin değerlendirilmesinden sonra çeşitli kararlar verebilir.
Başlıca karar türleri şunlardır:
Davayı Kabul: Eğer davacı borçlu olmadığını ispat ederse, mahkeme ödenen paranın davalıdan geri alınmasına karar verir.
Davayı Reddetme: Eğer davacı borçlu olmadığını ispat edemezse veya alacaklının alacağı geçerli ise dava reddedilir.
Kısmi Kabul – Kısmi Red: Bazen ödemenin bir kısmı haklı, bir kısmı haksız olabilir. Mahkeme bu durumda kısmi kabul kararı verebilir.
Mahkeme ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretini de hükme bağlar. Eğer dava kabul edilirse, yargılama giderleri ve avukatlık ücretini davalı öder.
İstirdat Davasında Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Yolları
İstirdat davaları uygulamada bazı zorluklar yaratmaktadır. En sık karşılaşılan sorunlar şunlardır:
Süre Sorunu: Çoğu borçlu, bir yıllık süreyi kaçırdığı için dava açma hakkını kaybetmektedir.
Çözüm: Ödeme sonrası hemen hukuki danışmanlık almak ve süreci başlatmak.
İspat Zorluğu: Borçlu olmadığını kanıtlamak bazen çok güç olabilir. Özellikle senetli takiplerde sahteciliğin ispatı zordur.
Çözüm: Uzman bilirkişi incelemesi ve yazı uzmanlığı raporlarından yararlanmak.
Yargılama Süresi: İstirdat davaları uzun sürebilir, bu da ödenen paranın geri alınmasını geciktirir.
Çözüm: Delillerin eksiksiz sunulması ve dava sürecinin etkin takip edilmesi.
Alacaklının İflası: Dava devam ederken alacaklı iflas edebilir, bu durumda alacak iflas masasına kaydedilmek zorunda kalır.
Çözüm: Bu ihtimale karşı dava sürecinde hızlı hareket etmek.
Bu sorunlara rağmen istirdat davası, haksız yere ödenen paraların geri alınabilmesi için en etkili hukuki yol olarak öne çıkmaktadır.

samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun icra avukatı, samsun icra davası avukatı, icra avukatı samsun, icra davası avukatı samsun, samsun ilamlı icra avukatı, ilamlı icra avukatı samsun, samsun ilamsız icra avukatı, ilamsız icra avukatı samsun, samsun istirdat avukatı, samsun istirdat davası avukatı, istirdat davası samsun, istirdat davası avukatı samsun
samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun icra avukatı, samsun icra davası avukatı, icra avukatı samsun, icra davası avukatı samsun, samsun ilamlı icra avukatı, ilamlı icra avukatı samsun, samsun ilamsız icra avukatı, ilamsız icra avukatı samsun, samsun istirdat avukatı, samsun istirdat davası avukatı, istirdat davası samsun, istirdat davası avukatı samsun







