Samsun Avukat
İletişim
05534084721
Alt İşveren Nedir? Alt İşveren İlişkisi
Günümüzde iş hayatında üretim ve hizmet süreçleri giderek daha karmaşık hale gelmektedir. İşverenler, tüm faaliyetleri tek başlarına yürütmek yerine bazı işleri başka şirketlere devrederek hem maliyet avantajı sağlamakta hem de uzmanlık gerektiren hizmetleri daha etkin şekilde yerine getirmektedir. İşte bu noktada “alt işverenlik” kavramı karşımıza çıkmaktadır.
Alt işverenlik, iş hukuku açısından oldukça önemli bir konudur. Çünkü hem işçi haklarının korunması hem de işverenler arası sorumlulukların belirlenmesi bakımından büyük önem taşır. Uygulamada çoğu zaman “taşeronluk” olarak bilinen bu sistem, özellikle kamu kurumlarında ve büyük ölçekli özel şirketlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak alt işverenlik ilişkisi çoğu zaman yanlış uygulanmakta ve işçilerin hak kayıplarına sebep olmaktadır.
Dolayısıyla bu makalede, alt işveren nedir, alt işverenlik ilişkisi nasıl kurulmalıdır, asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları nelerdir, işçilerin hakları nasıl korunur gibi tüm sorulara detaylı yanıtlar bulacaksınız.
Alt İşveren Nedir? (Tanımı ve Mevzuattaki Yeri)
Alt işveren, en basit tanımıyla bir işverenin bazı işlerini yapması için anlaştığı diğer işverendir. Yani bir işveren (asıl işveren), iş yerinde yürüttüğü işin bir bölümünü başka bir işverene devrederse, bu ikinci işveren “alt işveren” olarak adlandırılır.
Türk İş Kanunu’nda alt işverenlik kavramı şu şekilde tanımlanmıştır: Bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde çalıştıran işverene alt işveren denir.
Bu tanımdan anlaşılacağı üzere, alt işverenlik ilişkisi belli şartlara tabidir:
Asıl işveren ile alt işveren arasında yazılı sözleşme olmalıdır.
Alt işveren, işçilerini yalnızca aldığı iş kapsamında çalıştırabilir.
Asıl işin tamamı değil, ancak bir bölümü alt işverene devredilebilir.
Devredilen işin teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmesi gerekir.
Dolayısıyla alt işveren, bağımsız bir işveren olmakla birlikte, işçileri üzerinde iş kanunu hükümlerine göre sorumludur. Ancak asıl işveren de bu işçilerden dolayı bazı hukuki yükümlülüklere sahiptir.
Alt İşverenlik İlişkisinin Amacı
Alt işverenlik ilişkisinin kurulmasının temel amacı, işverenin iş organizasyonunu daha verimli hale getirmektir. Büyük ölçekli işletmelerde veya kamu kurumlarında işin tamamı tek bir işveren tarafından yürütülemez. Bu nedenle bazı işler taşeron firmalara devredilir.
Alt işverenliğin başlıca amaçları şunlardır:
Maliyet Avantajı: İşveren, bazı işleri taşeron firmaya devrederek maliyetleri düşürür.
Uzmanlık Gerektiren İşler: Özellikle teknolojik bilgi gerektiren işler uzman firmalara bırakılır. Örneğin, bir fabrikanın makinelerinin bakımı uzman bir taşeron firmaya verilebilir.
Esneklik: Alt işveren kullanımı, işverene esneklik sağlar. Geçici işlerin yapılmasında bu yöntem tercih edilir.
Verimlilik: İş yükünün paylaşılması, işin daha hızlı ve kaliteli şekilde yapılmasına imkân tanır.
Ancak uygulamada alt işverenlik çoğu zaman işçi maliyetlerini düşürmek için kötüye kullanılmaktadır. İşçilerin ücretleri daha düşük tutulmakta, sendikal hakları kısıtlanmakta ve iş güvenceleri zayıflatılmaktadır. Bu nedenle yasa koyucu, alt işverenlik ilişkisini sıkı kurallara bağlamıştır.
Alt İşverenlik İlişkisinin Kurulma Şartları
Alt işverenlik ilişkisinin yasal geçerliliği için belirli şartların yerine getirilmesi gerekir. İş Kanunu bu konuda açık hükümler içermektedir.
Yazılı Sözleşme Zorunluluğu
Asıl işveren ile alt işveren arasında yazılı bir sözleşme yapılması zorunludur. Bu sözleşmede işin kapsamı, süresi, işçiler ve sorumluluklar açıkça belirtilmelidir.
Asıl İş ve Yardımcı İş Ayrımı
Alt işverenlik ilişkisinde genellikle “yardımcı işler” alt işverene verilir. Örneğin, bir fabrikada temizlik, yemek, güvenlik hizmetleri gibi işler alt işverene devredilebilir.Asıl işin bir bölümü ise sadece işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren hallerde alt işverene devredilebilir.
Alt İşverenin İşçileri
Alt işveren, işçilerini sadece üstlendiği işte çalıştırabilir. Yani asıl işverenin işçileriyle aynı işi yapamazlar. Aksi durumda muvazaalı alt işverenlik söz konusu olur.
Muvazaa Yasağı
Alt işverenlik, işçi haklarını kısıtlamak veya iş güvencesini ortadan kaldırmak amacıyla kullanılamaz. Örneğin, işverenin kendi işçilerini işten çıkarıp aynı işte alt işveren üzerinden yeniden işe alması yasaktır.
Asıl İşverenin Sorumlulukları
Alt işverenlik ilişkisinde en kritik noktalardan biri, asıl işverenin sorumluluklarıdır. Kanun, alt işveren işçilerinin korunması amacıyla asıl işverene de bazı yükümlülükler getirmiştir.
Ücret Ödeme Sorumluluğu
Alt işveren işçilerine ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Ancak alt işveren ödeme yapmazsa, asıl işveren bu ücretlerden müteselsilen sorumlu olur. Yani işçi, ücretini doğrudan asıl işverenden talep edebilir.
İş Sağlığı ve Güvenliği
Asıl işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmasından da sorumludur. Alt işverenin işçileri de işyerinde çalıştığından, bu işçilerin iş kazasına uğraması halinde asıl işveren sorumluluk altına girer.
İşçi Haklarının Korunması
Asıl işveren, alt işveren işçilerinin haklarının korunup korunmadığını denetlemekle yükümlüdür. Kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai gibi hakların ödenmemesi halinde işçiler asıl işverene başvurabilir.
Alt İşverenin Sorumlulukları
Alt işveren, kendi işçilerine karşı doğrudan işveren konumundadır. Bu nedenle İş Kanunu’nun öngördüğü tüm yükümlülükler alt işveren için de geçerlidir. Alt işverenin sorumlulukları üç ana başlık altında toplanabilir: işçilerine karşı sorumluluk, asıl işverene karşı sorumluluk ve hukuki düzenlemelere uyma sorumluluğu.
İşçilerine Karşı Yükümlülükler
Alt işveren, işçilerin tüm yasal haklarını sağlamakla yükümlüdür. Bunlar arasında:
Ücretin zamanında ve eksiksiz ödenmesi,
Fazla mesai ücretleri,
Yıllık izin hakları,
Kıdem ve ihbar tazminatı,
Sigorta primlerinin tam yatırılması gibi yükümlülükler yer alır.
Alt işveren bu yükümlülükleri yerine getirmezse, işçiler doğrudan dava açabilir ya da asıl işverenden talepte bulunabilir. Bu durum, müteselsil sorumluluk ilkesinden kaynaklanır.
Asıl İşverene Karşı Yükümlülükler
Alt işveren, üstlendiği işi zamanında, eksiksiz ve sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmek zorundadır. Ayrıca işçilerini yalnızca üstlendiği işte çalıştırmalı, asıl işverenin işçileriyle aynı işi yaptırmamalıdır. Aksi halde muvazaalı ilişki doğar.
Hukuki Düzenlemelere Uyma Zorunluluğu
Alt işverenin işçilerini sigortalı göstermesi, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alması, işçilerin sendikal haklarına saygı göstermesi gerekir. Bu yükümlülüklere uymayan alt işveren hakkında hem idari para cezaları uygulanır hem de asıl işverenle birlikte sorumluluk doğar.
Alt İşverenlikte İşçi Hakları
Alt işveren işçileri, İş Kanunu kapsamında tüm işçi haklarına sahiptir. Ancak uygulamada, alt işverenlik ilişkisi nedeniyle işçiler çoğu zaman haklarını almakta zorlanır.
Kıdem ve İhbar Tazminatı
Alt işveren işçilerinin kıdem ve ihbar tazminatları asıl işveren tarafından da garanti altına alınmıştır. Alt işveren ödeme yapmazsa, işçi bu haklarını asıl işverenden talep edebilir.
Ücret Alacakları
Ücret, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri de müteselsil sorumluluk kapsamındadır. İşçiler, alacaklarını hem alt işverenden hem de asıl işverenden isteyebilir.
Yıllık İzin Hakları
Alt işveren değişse bile, işçinin kıdemi kesintisiz sayılır. Örneğin bir kamu kurumunda 5 yıl boyunca farklı alt işverenler nezdinde çalışan işçi, yıllık izin bakımından tek bir işyerinde çalışmış kabul edilir.
Sendikal Haklar
Alt işveren işçileri de sendikaya üye olabilir, toplu iş sözleşmesinden yararlanabilir. Asıl işverenin sendikal faaliyetleri engellemesi yasaktır. İşçiler sendikal nedenle işten çıkarılırsa, hem alt işveren hem de asıl işveren sorumlu olur.
Muvazaalı Alt İşverenlik
Alt işverenlik ilişkisinin en önemli sorunlarından biri muvazaalı uygulamalardır. Muvazaa, tarafların gerçekte olmayan bir hukuki ilişkiyi varmış gibi göstermesidir.
Muvazaalı Alt İşverenlik Örnekleri:
Asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi,
İşçilerin haklarını kısıtlamak için işçilerin alt işveren üzerinden gösterilmesi,
İşten çıkarılan işçilerin aynı işte alt işveren üzerinden tekrar işe alınması.
Muvazaa Tespitinin Sonuçları
Eğer alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğu tespit edilirse, işçiler baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Bu durumda işçilerin kıdemleri korunur, asıl işveren tüm işçilik alacaklarından sorumlu olur.
Kamu Sektöründe Alt İşverenlik
Alt işverenlik en çok kamu kurumlarında uygulanmıştır. Belediyeler, hastaneler, üniversiteler ve diğer kamu kurumları temizlik, güvenlik, yemek gibi hizmetleri yıllarca taşeron firmalar üzerinden yürütmüştür.
Taşeron İşçilik Uygulamaları
Bu süreçte i şçiler sürekli iş değiştirmiş, aynı kurumda yıllarca çalışsalar bile kıdemleri korunmamıştır. Ayrıca düşük ücret, iş güvencesizliği ve sendikal haklardan mahrumiyet gibi sorunlar yaşanmıştır.
696 Sayılı KHK ile Yapılan Düzenleme
2017 yılında çıkarılan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamudaki taşeron işçilerin önemli bir kısmı sürekli işçi kadrolarına geçirildi. Bu düzenlemeyle yaklaşık 900 bin taşeron işçi kadrolu hale geldi.
Ancak bu düzenleme tüm işçileri kapsamamış, bazı iş kollarında taşeron sistem devam etmiştir. Örneğin, hastanelerdeki bazı hizmet alımları ve enerji sektöründeki işler halen alt işverenler aracılığıyla yürütülmektedir.
Alt İşverenlik ve Sendikal Haklar
Sendikal haklar, alt işveren işçileri için oldukça önemlidir. Ancak taşeron sistemin en çok eleştirilen yönlerinden biri, işçilerin sendikal örgütlenmelerinin önünde engel teşkil etmesidir.
Toplu İş Sözleşmesi
Alt işveren işçileri, kendi işverenlerinin üye olduğu işkolundaki sendikaya üye olabilir. Toplu iş sözleşmesinden yararlanabilirler. Ancak asıl işverenin yürüttüğü toplu iş sözleşmesine doğrudan taraf olamazlar.
Sendikal Nedenle İşten Çıkarma
Uygulamada birçok işçi, sendikaya üye olduğu için işten çıkarılmaktadır. Bu durumda işçi sendikal tazminat talep edebilir. Asıl işveren de sorumluluk altına girebilir.
Sendika – Alt İşveren İlişkisi
Yargıtay, alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğuna karar verirse, işçiler doğrudan asıl işverenin işçisi sayılacağı için sendikal haklar da buna göre yeniden değerlendirilir.
Alt İşveren İşçilerinin Kadroya Geçişi
2017 ve 2018 Düzenlemeleri
Türkiye’de yıllarca en büyük tartışma konularından biri, kamu kurumlarında çalışan taşeron işçilerin kadroya geçip geçemeyeceğiydi. 2017’de çıkarılan 696 sayılı KHK ile kamuda çalışan taşeron işçilerin büyük bölümü sürekli işçi kadrosuna geçirildi. Bu düzenleme sayesinde yaklaşık 900 bin işçi artık doğrudan kamu işçisi statüsüne kavuştu.
Kadroya Geçişin Sağladığı Haklar
İşçiler artık doğrudan kamu işçisi olduklarından iş güvencesi arttı.
Ücretler, toplu iş sözleşmesi kapsamına alınarak daha düzenli hale geldi.
Kıdem ve ihbar tazminatı hakları güvence altına alındı.
Sendikal örgütlenme imkânları genişledi.
Kapsam Dışında Kalanlar
Ancak bazı işçiler bu düzenlemenin dışında bırakıldı. Özellikle KİT’lerde (Kamu İktisadi Teşebbüsleri) çalışanlar, mevsimlik işçiler ve özel güvenlik hizmeti sağlayan taşeron işçilerin bir kısmı kadroya geçirilmedi. Bu nedenle tartışmalar halen devam etmektedir.
Alt İşverenlik İlişkisinde İş Güvenliği ve Sağlığı
Asıl ve Alt İşverenin Ortak Sorumlulukları
İş sağlığı ve güvenliği, alt işverenlik ilişkisinde en kritik konulardan biridir. Çünkü aynı işyerinde hem asıl işverenin hem de alt işverenin işçileri çalışır. Bu durumda iş kazalarının önlenmesi için iki işveren de sorumlu tutulur.
Asıl işveren, işyerinin genel güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Alt işveren ise kendi işçilerine gerekli kişisel koruyucu donanımı sağlamak, iş güvenliği eğitimlerini vermek zorundadır.
İş Kazalarında Sorumluluk
Bir iş kazası meydana geldiğinde, alt işverenin kusuru olsa bile asıl işveren de sorumlu tutulabilir. Çünkü İş Kanunu’na göre iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri ortak sorumluluk kapsamındadır.
Örneğin, bir şantiyede çalışan taşeron işçisi, yeterli güvenlik önlemi alınmadığı için kaza geçirirse hem alt işveren hem de asıl işveren bu kazadan sorumlu olur.
Alt İşverenlik İlişkisinde Sık Yapılan Hatalar
Alt işverenlik uygulamasında en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
Usule Uygun Sözleşme Yapılmaması
Asıl işveren ile alt işveren arasında yazılı sözleşme yapılmaması veya sözleşmenin yetersiz hazırlanması, hukuki sorunlara yol açar.
Asıl İşin Bölünmesi
Kanuna aykırı şekilde asıl işin bir bölümü alt işverene verilirse bu durum muvazaalı sayılır. Örneğin, bir fabrikanın üretim hattının taşerona verilmesi çoğu zaman yasa dışıdır.
İşçi Haklarının Korunmaması
Alt işverenin işçilere ücretlerini zamanında ödememesi, fazla mesai haklarını vermemesi veya sigorta primlerini eksik yatırması sık görülen sorunlardır.
İş Sağlığı ve Güvenliğine Uyulmaması
Asıl işverenin iş güvenliği önlemlerini yeterince denetlememesi veya alt işverenin gerekli donanımı sağlamaması iş kazalarına neden olmaktadır.
Yargıtay Kararları Işığında Alt İşverenlik
Yargıtay, alt işverenlik konusunda çok sayıda içtihat oluşturmuştur. Bu kararlar, uygulamada büyük önem taşır.
Muvazaa Kararları
Yargıtay, asıl işin alt işverene verilmesini çoğu kez muvazaalı kabul etmektedir. Örneğin, temizlik ve güvenlik gibi yardımcı işler alt işverene devredilebilirken, üretim hattının bir bölümünün devredilmesi muvazaa sayılmıştır.
Kıdem Tazminatı Kararları
Yargıtay’a göre, alt işveren değişse bile işçinin kıdemi kesintisiz devam eder. İşçi aynı işyerinde çalışmaya devam ettiği sürece kıdem tazminatı hakkı korunur.
İş Kazası Kararları
Yargıtay, iş kazalarında hem asıl işvereni hem alt işvereni sorumlu tutmaktadır. Çünkü iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri birlikte alınması gereken yükümlülüklerdir.
Alt işverenlik
Alt işverenlik, modern iş yaşamında kaçınılmaz bir çalışma modeli olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak bu model, işçilerin haklarının korunması ve işverenler arası sorumlulukların adil şekilde paylaşılması açısından hassas dengeler içerir.
Doğru uygulandığında, alt işverenlik hem işverene maliyet ve verimlilik avantajı sağlar hem de işçilerin haklarının güvence altında olmasına imkân tanır. Ancak kötüye kullanıldığında, işçilerin hak kayıplarına yol açar ve muvazaalı ilişkiler doğurur.
Dolayısıyla hem asıl işveren hem de alt işveren, kanuni yükümlülüklerine uygun hareket etmeli, işçi haklarını gözetmeli ve iş sağlığı güvenliği tedbirlerini aksatmamalıdır.
Alt İşverenlik Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Alt işveren nedir?
Bir işverenin, işyerinde yürüttüğü işin bir bölümünü başka bir işverene devretmesi halinde bu ikinci işveren alt işverendir.
Alt işveren işçilerinin hakları nelerdir?
Ücret, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai gibi tüm işçilik hakları asıl işçiyle aynı şekilde korunur.
Alt işveren işçilerinin kıdemi nasıl hesaplanır?
Alt işveren değişse bile işçinin kıdemi kesintisiz devam eder. Örneğin aynı kurumda 5 yıl boyunca farklı taşeron firmalar aracılığıyla çalışan işçi, 5 yıllık kıdeme sahip sayılır.
Asıl işverenin sorumlulukları nelerdir?
Alt işveren işçilerinin ücretleri, iş sağlığı ve güvenliği, sigorta primleri gibi konularda müteselsilen sorumludur.
Muvazaalı alt işverenlik nedir?
İşçilerin haklarını kısıtlamak veya asıl işi bölmek amacıyla yapılan sahte alt işverenlik ilişkileridir. Muvazaa tespit edilirse işçiler baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır.

samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun iş avukatı, samsun iş davas ı avukatı
samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun iş avukatı, samsun iş davası avukatı







