top of page

Abonelik Sözleşmesine Dayanan Haciz Yoluyla Takip

Abonelik Sözleşmesine Dayanan Haciz Yoluyla Takip

Günümüzde neredeyse herkesin birden fazla abonelik sözleşmesi bulunmaktadır. Telefon hattı, internet, elektrik, su, doğalgaz ya da dijital platform üyelikleri, hayatımızın vazgeçilmez parçalarıdır. Ancak bu hizmetlerden yararlanmanın karşılığında doğan borçların zamanında ödenmemesi, hukuki süreçleri de beraberinde getirir. İşte bu noktada karşımıza “haciz yoluyla takip” kavramı çıkar.

Haciz yoluyla takip, alacaklının borcunu tahsil edebilmek için İcra ve İflas Kanunu kapsamında başvurduğu yollardan biridir. Abonelik sözleşmesine dayalı borçlar da, ilamsız icra takibi ile tahsil edilebilen alacaklar arasında yer alır. Bu makalede, abonelik sözleşmelerinden doğan borçların nasıl icra takibine konu olabileceğini, borçlunun ve alacaklının haklarını, zaman aşımı sürelerini ve uygulamadaki sorunları detaylı bir şekilde ele alacağız.


Abonelik Sözleşmesi Nedir?

Abonelik sözleşmesi, en basit tanımıyla, bir hizmet sağlayıcısı ile tüketici arasında yapılan, süreklilik arz eden ve genellikle düzenli ödeme yükümlülüğü doğuran sözleşmelerdir. Türk Borçlar Kanunu’nda doğrudan “abonelik sözleşmesi” başlığı altında düzenlenmese de, eser, hizmet ve satış sözleşmelerinin özelliklerini taşıyan, kendine özgü bir hukuki yapıya sahiptir.

Örneğin, bir internet aboneliği düşünelim. Tüketici her ay düzenli olarak belirlenen ücreti öder, karşılığında hizmet sağlayıcı ona kesintisiz internet hizmeti sunar. Elektrik, su, doğalgaz, telefon, dijital yayın platformları da aynı mantıkla işler. Bu sözleşmeler genellikle yazılı olarak yapılır, tarafların hak ve yükümlülükleri belirlenir ve fesih şartları ayrıntılı olarak düzenlenir.

Abonelik sözleşmelerinin en önemli özelliği, süreklilik arz etmesidir. Yani bir kereye mahsus bir hizmetten ziyade, devamlı bir hizmet sunumu söz konusudur. Dolayısıyla, borcun da süreklilik arz ettiği ve her dönem yeniden doğduğu söylenebilir. İşte bu sebeple, abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan borçlar sık sık icra dosyalarına konu olmaktadır.


Abonelik Sözleşmesinden Doğan Borçlar

Her sözleşmede olduğu gibi abonelik sözleşmelerinde de tarafların yükümlülükleri bulunmaktadır.

Abonenin Borçları:

  • Hizmetten yararlanmanın karşılığı olan ücreti zamanında ödemek,

  • Sözleşme hükümlerine uymak,

  • Kullanım alanını kötüye kullanmamak.

Hizmet Sağlayıcının Borçları:

  • Hizmeti kesintisiz ve taahhüt edilen şekilde sunmak,

  • Sözleşmede belirtilen kalite standartlarını sağlamak,

  • Abonenin kişisel verilerini korumak.

Borçların ihlali halinde uyuşmazlıklar doğar. En sık karşılaşılan durum ise, abonenin faturaları ödememesi sonucu hizmet sağlayıcının alacağını tahsil edememesidir. Böyle bir durumda hizmet sağlayıcı önce ihtar çeker, ardından icra takibine başvurabilir. İşte bu süreç, haciz yoluyla takip kavramını gündeme getirir.


Haciz Yoluyla Takip Nedir?

İcra ve İflas Kanunu’na göre haciz yoluyla takip, alacaklının borcunu tahsil edebilmek için icra dairesine başvurmasıyla başlayan ve borçlunun malvarlığına el konulmasına kadar gidebilen bir süreçtir. İlamsız icra takibi olarak da bilinen bu yöntem, herhangi bir mahkeme kararına gerek olmaksızın başlatılabilir.

Takibin başlatılması için alacaklının elinde yazılı bir belge olmasına gerek yoktur, ancak alacağını dayandırabileceği bir hukuki sebep göstermesi gerekir. Abonelik sözleşmeleri de bu noktada devreye girer. Ödenmeyen faturalar, borcun kaynağı olarak gösterilebilir.

Haciz yoluyla takip, özellikle küçük ve orta ölçekli alacaklar için en sık kullanılan yöntemdir. Çünkü hem hızlıdır hem de masrafları diğer takip yollarına göre daha düşüktür.


Abonelik Sözleşmesine Dayanan Haciz Yoluyla Takip

Abonelik sözleşmesinden doğan borç ödenmediğinde, alacaklı icra dairesine başvurarak takip başlatabilir. Bu takip genellikle ilamsız icra yoluyla yapılır.


Takip Talebi Usulü:

  1. Alacaklının vekili, icra dairesine giderek veya  UYAP sisteminden borcun abonelik sözleşmesinden kaynaklandığını belirtir.

  2. Borcun miktarını, dayanağını ve borçlunun kimlik bilgilerini içeren bir takip talebi doldurulur.

  3. İcra dairesi borçluya bir ödeme emri gönderir.

  4. Borçlu, ödeme emrini aldıktan sonra ya borcunu öder ya da itiraz eder.

Borcun İspatı:Abonelik sözleşmelerinde borcun ispatı çoğu zaman faturalarla yapılır. Ödenmemiş faturalar alacağın en önemli delilidir. Ayrıca sözleşme metni, hizmet kullanım kayıtları, banka dekontları da icra dosyasına eklenebilir.

Bu noktada önemli bir husus, borçlunun itiraz hakkıdır. Borçlu, borca ya da imzaya itiraz ederek takibi durdurabilir. Ancak alacaklı, itirazın kaldırılması için mahkemeye başvurabilir. Bu nedenle süreç tarafların karşılıklı hamleleriyle ilerler.


Borçlunun Hakları ve İtiraz Yolları

Abonelik sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibinde borçlu, İcra ve İflas Kanunu kapsamında birtakım haklara sahiptir. Bu hakların en önemlisi ise itiraz hakkıdır. Borçluya gönderilen ödeme emri, takibin en kritik aşamasıdır. Ödeme emrinde borcun miktarı, dayanağı ve borcun ödenmesi için tanınan süre belirtilir. Borçlu bu ödeme emrini aldıktan sonra iki seçeneği vardır: Borcunu ödemek veya borca itiraz etmek.

İtiraz Süresi ve Usulü:Borçlu, ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra yedi gün içinde icra dairesine başvurarak itiraz edebilir. İtiraz sözlü ya da yazılı yapılabilir. İtiraz edildiğinde takip durur ve alacaklı artık haciz talebinde bulunamaz.


İtiraz Sebepleri:

  • Borcun hiç doğmadığını ileri sürmek (örneğin, abonelik hiç yapılmamışsa),

  • Borcun ödendiğini ispatlamak (ödeme dekontu ile),

  • Borcun bir kısmının ödendiğini iddia etmek,

  • Borcun zaman aşımına uğradığını savunmak.

İtirazın Takibe Etkisi:Borçlu itiraz ettiğinde, alacaklı ya “itirazın kaldırılması” için icra mahkemesine başvurur ya da “itirazın iptali” için genel mahkemede dava açar. Eğer alacaklı haklıysa, mahkeme kararıyla takip devam eder. Eğer borçlu haklı bulunursa, takip iptal edilir.

Bu nedenle borçluların haklarını zamanında kullanması, haksız borçlarla karşılaşmalarını engellemek açısından büyük önem taşır.


Abonelik Sözleşmelerinde Sık Karşılaşılan Uyuşmazlıklar

Abonelik sözleşmelerinin yaygın olması, uyuşmazlıkların da artmasına yol açmıştır. Özellikle internet, telefon, elektrik ve dijital platform aboneliklerinde sıklıkla şu sorunlarla karşılaşılır:

  1. Faturaların Ödenmemesi: Abonelerin en sık yaptığı ihlal, faturaları zamanında ödememeleridir. Bu durumda hizmet sağlayıcı önce hizmeti kesebilir, ardından icra takibi başlatabilir.

  2. Haksız Fesih İddiaları: Abone, taahhüt süresi bitmeden sözleşmeyi feshettiğinde, hizmet sağlayıcı cayma bedeli talep edebilir. Ancak bu bedelin hukuka uygun olup olmadığı tartışma konusu olabilir.

  3. Kullanılmayan Hizmetler İçin Borç Çıkarılması: Özellikle internet veya dijital platform aboneliklerinde, abone hizmetten fiilen yararlanmasa da, sözleşme devam ettiği sürece fatura çıkarılabilir. Bu durum, haksız borç itirazlarına yol açar.

  4. Zamanaşımı Sorunları: Bazı alacaklar yıllarca takip edilmeden bırakılabilir. Bu durumda borçlular, zaman aşımı def’ini ileri sürerek borçtan kurtulabilir.

Bu uyuşmazlıkların çözümünde genellikle tüketici hakem heyetleri, tüketici mahkemeleri ve icra daireleri devreye girer.


Uygulamada Haciz Yoluyla Takip Süreci

Bir abonelik borcu ödenmediğinde alacaklının izleyeceği yol, İcra ve İflas Kanunu’nda açıkça belirlenmiştir. Süreç şu şekilde işler:

  1. Takip Talebi: Alacaklının vekili, icra dairesine başvurur ve takip talebi doldurur.

  2. Ödeme Emri: İcra dairesi, borçluya ödeme emri gönderir.

  3. Tebligat: Borçluya ödeme emri resmi tebligat yoluyla ulaştırılır.

  4. İtiraz veya Ödeme: Borçlu, 7 gün içinde borca itiraz edebilir ya da ödemeyi yapar.

  5. İtiraz Olmazsa: Borçlu ödemez ve itiraz etmezse takip kesinleşir.

  6. Haciz Aşaması: Alacaklı, borçlunun malvarlığının haczini talep eder.

  7. Malvarlığı Araştırması: İcra müdürlüğü, borçlunun banka hesaplarını, taşınır ve taşınmaz mallarını araştırır.

  8. Haciz İşlemi: Haciz işlemleri uygulanır ve satışa gidilerek alacak tahsil edilir.

Uygulamada en sık yaşanan sorun, borçlunun malvarlığının bulunamaması veya kayıt dışı olmasıdır. Bu durumda alacaklı uzun yıllar borcunu tahsil edemeyebilir.

Borçluya Karşı Başlatılan Haciz İşlemlerinde Dikkat Edilecek Noktalar

Haciz işlemleri, borçlunun tüm mallarını kapsamaz. Kanunda açıkça “haczedilemeyecek mallar” düzenlenmiştir.


Haczedilemeyecek Mallar:

  • Borçlunun ve ailesinin zorunlu yaşam eşyaları,

  • Borçlunun mesleğini yapabilmesi için gerekli araç ve gereçler,

  • Maaşın bir kısmı (asgari geçim için gerekli kısım),

  • Emekli maaşları (borçlu muvafakat etmedikçe).

İcra müdürlüğü, haciz sırasında bu hususlara dikkat etmek zorundadır. Aksi halde borçlu şikayet yoluna başvurabilir.

Borçlunun temel haklarının korunması, icra hukukunun en önemli ilkelerinden biridir. Bu nedenle icra işlemlerinde ölçülülük ve orantılılık gözetilmelidir.


Alacaklının Hakları ve Dikkat Etmesi Gerekenler

Abonelik sözleşmesinden doğan alacaklarını tahsil etmek isteyen kişi ya da kurumların da dikkat etmesi gereken pek çok nokta vardır. Haciz yoluyla takip süreci, yalnızca borçlunun değil alacaklının da haklarını ve sorumluluklarını gündeme getirir.

  1. Belgelerin Hazırlığı: Alacaklı, icra takibine başlamadan önce mutlaka abonelik sözleşmesini ve ödenmeyen faturaları dosyasına eklemelidir. Bu belgeler, borcun dayanağı olarak gösterildiğinden, icra dairesi nezdinde büyük önem taşır.

  2. Doğru Borç Hesaplaması: Alacaklı, borç miktarını yanlış ya da fazla gösterirse, borçlu itiraz edebilir ve süreç uzayabilir. Hatalı takip başlatmak, hem zaman kaybına yol açar hem de alacaklının kötü niyetli olduğu iddiasıyla karşı karşıya kalmasına sebep olabilir.

  3. İtiraz Durumunda İzlenecek Yol: Borçlu ödeme emrine itiraz ederse, alacaklının yapması gereken şey “itirazın iptali” ya da “itirazın kaldırılması” yoluna gitmektir. Bu süreç, alacaklının avukat yardımıyla daha hızlı ilerlemesini sağlar.

  4. Masraflar ve Harçlar: İcra takibinde alacaklı, dosya açılış harcı, tebligat masrafı gibi giderleri ödemek zorundadır. Ancak takip sonunda bu masraflar borçludan tahsil edilir.

Kısacası, alacaklının süreci doğru yönetmesi ve hukuka uygun hareket etmesi, alacağını daha hızlı ve sorunsuz bir şekilde tahsil etmesini sağlar.


Abonelik Sözleşmesi Borcunun Ödenmemesi Halinde Karşılaşılacak Sonuçlar

Abonelik sözleşmesinden doğan borçların ödenmemesi, borçlu açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.

  1. İcra Takibi: Hizmet sağlayıcı, ödenmeyen borç için icra takibi başlatır. Bu noktadan sonra borçluya ödeme emri gönderilir ve sürecin hukuki boyutu resmen başlamış olur.

  2. Haciz İşlemleri: Borçlu ödemez ve itiraz etmezse, alacaklı haciz talebinde bulunabilir. Bu durumda borçlunun banka hesaplarına, maaşına, taşınır ve taşınmaz mallarına haciz konulabilir.

  3. Sicil Kayıtları: Ödenmeyen abonelik borçları, özellikle telekomünikasyon şirketleri tarafından sicile işlenebilir. Borçlu, kara listeye alınarak bankacılık işlemlerinde ve yeni abonelik açılışlarında sıkıntı yaşayabilir.

  4. İflas ve Konkordato İhtimali: Kurumsal aboneler (örneğin, şirketler) açısından borçların ödenmemesi, iflas ya da konkordato sürecine kadar gidebilir.

Bu nedenle borçluların borçlarını görmezden gelmeleri, uzun vadede çok daha büyük sıkıntılar yaşamalarına neden olur.


Yargıtay Kararları Işığında Abonelik Sözleşmesine Dayalı Takipler

Türk yargı sisteminde abonelik sözleşmeleriyle ilgili pek çok Yargıtay kararı bulunmaktadır. Bu kararlar, uygulamada yol gösterici niteliktedir.

Elektrik, Su ve Doğalgaz Abonelikleri:Yargıtay, bu tür hizmetlerden doğan borçları dönemsel alacak olarak nitelendirmiştir. Ayrıca, hizmetin gerçekten sunulduğunun ispat yükünün alacaklıya ait olduğuna dikkat çekmiştir.

Telefon ve İnternet Abonelikleri:Yargıtay kararlarında, telefon ve internet faturalarının da dönemsel alacak niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, taahhütlü aboneliklerde haksız fesih halinde cayma bedelinin tüketiciden alınabileceğini, ancak bunun makul olması gerektiğini hükme bağlamıştır.

Tüketici Hakem Heyeti Kararları:Yargıtay, tüketici hakem heyeti kararlarının bağlayıcı olduğunu, bu kararların icra takibine dayanak yapılabileceğini kabul etmektedir.

Bu kararlar, hem alacaklıların hem de borçluların hangi noktada haklı ya da haksız olduklarını anlamaları açısından önemlidir.


Tüketici Hukuku ve Abonelik Sözleşmeleri

Abonelik sözleşmeleri aynı zamanda tüketici hukuku kapsamında da değerlendirilir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, abonelik sözleşmeleriyle ilgili ayrıntılı hükümler içermektedir.

  1. Tüketicinin Korunması: Kanuna göre tüketici, haksız şartlara karşı korunur. Abonelik sözleşmelerinde yer alan ve tüketici aleyhine ağır dengesizlik yaratan şartlar geçersiz sayılır.

  2. Tüketici Hakem Heyeti: Belirli bir miktarın altındaki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvurulabilir. Bu yol, hızlı ve masrafsız bir çözüm sağlar.

  3. Abonelik Sözleşmesinin Feshi: Tüketici, abonelik sözleşmesini dilediği zaman feshedebilir. Ancak, taahhütlü sözleşmelerde cayma bedeli gündeme gelebilir. Bu bedelin hukuka uygun olup olmadığı, çoğu zaman mahkeme kararlarıyla belirlenir.

  4. İcra Takibi ve Tüketici Hukuku İlişkisi: Tüketici hukuku, borçlunun icra takibinde haksızlığa uğramasını engelleyen önemli bir güvence mekanizmasıdır. Bu nedenle borçlular, haksız buldukları borçlara karşı tüketici hakem heyetine başvurabilir.


Sonuç

Abonelik sözleşmesine dayanan haciz yoluyla takip, günlük hayatta en sık karşılaşılan icra takiplerinden biridir. Elektrik, su, doğalgaz, internet, telefon ve dijital platform abonelikleri gibi hizmetlerden doğan borçların ödenmemesi halinde, alacaklılar icra dairelerine başvurarak borçlarını tahsil etmeye çalışır.

Bu süreçte hem borçlunun hem de alacaklının hakları ve yükümlülükleri vardır. Borçlunun itiraz hakkı, zaman aşımı savunması ve haczedilemeyecek mallar konusundaki güvenceleri önemlidir. Alacaklının ise doğru belgelerle, hukuka uygun bir şekilde takibi yürütmesi gerekir.

Tüketici hukuku ve Yargıtay kararları da abonelik sözleşmelerine dayalı icra takiplerinde yol gösterici niteliktedir. Dolayısıyla bu konudaki uyuşmazlıklarda, tarafların yasal haklarını bilmesi ve zamanında harekete geçmesi büyük önem taşır.


Abonelik sözleşmesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

  1. Abonelik sözleşmesine dayanan icra takibini kim başlatır?

    Abonelik sözleşmesine dayanan icra takibini alacaklı taraf avukat aracılığıyla başlatabilir. Bu takip türünün diğer takiplerden farkı, takibin alacaklı tarafından başlatılması gerektiğidir.

  2. Abonelik sözleşmesi borcuna itiraz etmek için nereye başvurulur?

    Borçlu, ödeme emrini aldıktan sonra 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebilir.

  3. Haciz işlemi hangi mallara uygulanabilir?

    Borçlunun maaşı, banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları haczedilebilir. Ancak zorunlu yaşam eşyaları, meslek araçları ve emekli maaşı gibi bazı mallar haczedilemez.

  4. Abonelik sözleşmesinden doğan borç mirasçılara geçer mi?

    Evet, miras kabul edildiği takdirde abonelik borçları da mirasçılara geçer.

  5. Tüketici, haksız borç çıkarıldığını düşünüyorsa ne yapmalı?

    Öncelikle borca icra dairesinde itiraz etmeli, ardından gerekirse tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurmalıdır.


Abonelik sözleşmesine dayanan haciz yoluyla takip, abonelik sözleşmesi haciz takibi, abonelik alacağı için haciz yolu, ilamsız haciz yoluyla takip, abonelik sözleşmesine dayalı ilamsız icra, abonelik sözleşmesi icra takibi, icra ve iflas hukuku abonelik, haciz yoluyla takip şartları, abonelik sözleşmesinden doğan alacak, fatura alacağı icra takibi, elektrik su doğalgaz aboneliği icra, internet ve GSM aboneliği icra takibi, abonelik sözleşmesi borcu haciz, abonelik alacağı nasıl tahsil edilir, ilamsız icra takibi süreci, ödeme emri abonelik sözleşmesi, itirazın iptali abonelik alacağı, itirazın kaldırılması abonelik, icra takibine itiraz süresi, abonelik sözleşmesi Yargıtay kararları, abonelik sözleşmesi icra Yargıtay içtihatları, tüketici hukuku abonelik icra, ticari abonelik icra takibi, 6502 sayılı Kanun abonelik, sözleşmeden doğan alacak icra takibi
Abonelik Sözleşmesine Dayanan Haciz Yoluyla Takip

 samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun icra avukatı

 samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun icra avukatı

İlgili Yazılar

Yorumlar

Fikirlerinizi Paylaşınİlk yorumu siz yazın.
Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı,Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı,Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı,Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı,Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı,Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı,Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı,Samsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatıSamsun ceza avukatı, Samsun boşanma avukatı, Samsun iş davası avukatı, Samsun avukat, Samsun tapu davası avukatı
000

                            Bu web sitesi ve içindeki bilgiler, Türkiye Barolar Birliği'nin Meslek Kurallarına ve Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun şekilde tasarlanmıştır. Sitenin kendisi, logosu ve içeriği, reklam iş geliştirme ve benzeri amaçlar için kullanılamaz. Bu web sitesine link yaratmak yasaktır. Web sitemizde yer alan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye değildir.
www.alyuzkanberhukuk.com      

©2024 Avukat Taha Alyüz

bottom of page