Samsun Avukat
Bize Ulaşın
05534084721
Akıl Hastalığı Nedeni ile Boşanma Davası
Boşanma davaları, hem hukuki hem de duygusal açıdan oldukça yıpratıcı süreçlerdir. Çoğu zaman tarafların kusurlu davranışları, sadakatsizlik veya şiddet gibi nedenlerle açılır. Ancak bazen, taraflardan birinin akıl hastalığı evlilik birliğini sürdürmeyi imkânsız hale getirebilir. İşte bu durumda Türk Medeni Kanunu, eşe özel bir boşanma hakkı tanımaktadır.
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası, hukuken oldukça teknik, toplumsal açıdan ise hassas bir konudur. Zira burada söz konusu olan yalnızca evlilik birliğinin sona erdirilmesi değil; aynı zamanda hasta eşin korunması, çocukların geleceği ve karşı tarafın mağduriyet yaşamaması gibi çok boyutlu meselelerdir.
Bu makalede, akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasının tüm hukuki yönlerini, sürecin nasıl işlediğini, hangi belgelerin gerekli olduğunu ve mahkemelerin bu konuda nasıl karar verdiğini detaylıca inceleyeceğiz.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasının Hukuki Dayanağı
Türk Medeni Kanunu’nun 165. maddesi açık bir düzenleme getirmektedir:"Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir."
Bu madde bize üç önemli hukuki noktayı göstermektedir:
Akıl hastalığı tek başına boşanma sebebi değildir.
Yani eşinizde bir akıl hastalığı olması otomatik olarak boşanma hakkı vermez. Hastalı ğın evlilik birliğini çekilmez hale getirmesi gerekir.
Resmi sağlık kurulu raporu şarttır.
Özel hastane raporları ya da aile hekimi belgeleri yeterli olmaz. Mutlaka devlet hastaneleri veya Adli Tıp Kurumu’ndan alınmış bir rapor gerekir.
Hastalığın iyileşme ihtimalinin olmaması gerekir.
Eğer tedavi ile düzelme ihtimali varsa mahkeme boşanma kararı vermez. Ancak “tedaviye rağmen iyileşmez” raporu alınmışsa dava kabul edilir.
Bu yönüyle akıl hastalığı nedeniyle boşanma, diğer boşanma sebeplerinden ayrılır. Örneğin zina ya da terk gibi kusura dayalı nedenlerde kusur araştırılırken, akıl hastalığında kusur aranmaz. Çünkü hastalık kişinin iradesi dışında gelişir.
Akıl Hastalığı Sebebiyle Boşanma Davasının Şartları
Bu davanın açılabilmesi için kanunda belirtilen bazı zorunlu şartlar vardır. Şartların birinin eksik olması halinde dava reddedilir. Şimdi bunlara detaylı bakalım:
a) Hastalığın evlilik birliğini çekilmez hale getirmesi
Evlilik birliğinin temelinde karşılıklı destek, dayanışma ve birlikte yaşam vardır. Eğer eşin akıl hastalığı, diğer eş için yaşamı dayanılmaz hale getiriyorsa boşanma sebebi doğar. Örneğin;
Sürekli şiddet eğilimi olan paranoid bir eş,
Evden kaçma, kaybolma gibi davranışları olan bir şizofreni hastası,
Ağır depresyon sebebiyle sürekli intihara teşebbüs eden bir eş,
evliliği çekilmez hale getirebilir.
b) Hastalığın iyileşme ihtimalinin olmaması
Boşanma için yalnızca hastalık yeterli değildir. Mutlaka bu hastalığın kalıcı olması gerekir. Örneğin geçici psikoz, tedavi ile düzelebilecek bir depresyon, anksiyete bozukluğu gibi durumlar boşanma nedeni olamaz. Ancak Adli Tıp raporunda “sürekli” veya “tedavisi mümkün değil” denmişse dava kabul edilir.
c) Resmi sağlık raporu alınması
Mahkeme, mutlaka bir devlet hastanesinden veya Adli Tıp Kurumu’ndan rapor ister. Bu raporda “eşin akıl hastası olduğu, evlilik birliğini çekilmez hale getirdiği ve tedavisinin mümkün olmadığı” yazmalıdır. Bu olmadan mahkeme boşanma kararı veremez.
Bu şartlar birlikte gerçekleştiğinde sağlıklı eş boşanma davası açabilir.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında İspat ve Deliller
Hukukta genel kural şudur: İddia eden ispatlar. Bu nedenle akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açan eş, iddiasını güçlü delillerle desteklemek zorundadır.
a) Sağlık raporlarının önemi
En önemli delil resmî sağlık raporudur. Mahkeme çoğu zaman Adli Tıp Kurumu’nu bilirkişi olarak görevlendirir. Burada kapsamlı psikiyatrik testler yapılır ve rapor hazırlanır.
b) Tanık beyanları
Her ne kadar rapor en güçlü delil olsa da, tanık anlatımları da destekleyici rol oynar. Örneğin;
Hastanın saldırgan davranışlarına şahit olan komşular,
Evde sürekli şiddet olayları gören aile bireyleri,
Hastanın tedavi sürecinde yanında olan kişiler,
mahkemeye çağrılarak dinlenebilir.
c) Diğer belgeler
Polis tutanakları, hastane yatış kayıtları, ilaç raporları, hatta sosyal medya paylaşımları bile delil olarak kullanılabilir.
Mahkeme tüm bu delilleri toplar, değerlendirir ve sonrasında boşanma kararına hükmeder.
Akıl Hastalığının Türleri ve Boşanmaya Etkisi
Her akıl hastalığı boşanma sebebi değildir. Burada ölçüt, hastalığın kalıcılığı ve evlilik birliğini çekilmez hale getirip getirmediğidir.
a) Şizofreni
En çok rastlanan davalardan biridir. Kişide sanrılar, halüsinasyonlar, saldırganlık ve gerçeklikten kopma halleri görülebilir. Şizofreni genellikle kroniktir ve tam iyileşme ihtimali düşüktür. Bu durumda boşanma kararı verilebilir.
b) Bipolar bozukluk (manik-depresif hastalık)
Kişi bazen aşırı enerjik ve saldırgan, bazen de aşırı depresif olabilir. İleri düzeyde ve tedaviye dirençli ise boşanma sebebi kabul edilebilir.
c) İleri derecede depresyon
Depresyon tek başına boşanma sebebi değildir. Ancak intihar girişimleri, aile yaşamını çekilmez hale getirecek derecede kronikleşmiş depresyon boşanma sebebi olabilir.
d) Alkol ve madde bağımlılığı
Hukuken bağımlılık doğrudan akıl hastalığı sayılmaz. Ancak bağımlılık sonucu akıl sağlığı bozulmuşsa, bu da boşanma sebebi olabilir.
e) Geçici akıl hastalıkları
Travma sonrası geçici psikoz, doğum sonrası depresyon gibi durumlar iyileşebilir olduğundan boşanma sebebi olmaz.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasının Süreci
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davaları, diğer boşanma davalarına göre daha karmaşıktır. Çünkü burada yalnızca eşlerin beyanı yeterli değildir; mutlaka resmî rapor gerekir.
a) Dava dilekçesinin hazırlanması
Dava, eşin yerleşim yeri Aile Mahkemesi’nde açılır. Dilekçede şu hususlar mutlaka yazılmalıdır:
Eşin hangi hastalığı olduğu,
Hastalığın evliliği nasıl çekilmez hale getirdiği,
Hangi belgelerle ispat edileceği.
b) Görevli ve yetkili mahkeme
Bu davalarda görevli mahkeme Aile Mahkemesi, bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri ya da eşlerin son altı ay birlikte oturdukları yerdir.
c) Dava süresince alınabilecek tedbirler
Boşanma davası devam ederken hâkim şu konularda geçici kararlar verebilir:
Çocukların velayeti kime verilecek,
Nafaka ödenecek mi,
Evin kimin kullanımında kalacağı.
Bu tedbirler dava süresince tarafları korumak amacıyla alınır.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Mahkemenin İncelemesi
Boşanma davasında en kritik a şamalardan biri mahkemenin yapacağı incelemedir. Hakim, tarafların beyanlarıyla yetinmez; mutlaka objektif delillere dayanır. Özellikle akıl hastalığı gibi uzmanlık gerektiren bir durumda, hâkim doğrudan karar veremez.
a) Adli Tıp Kurumu raporları
Çoğu davada mahkeme, eşin ruhsal durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü bir devlet hastanesinden rapor ister. Burada uzman hekimler tarafından detaylı muayene yapılır. Hastanın geçmiş tedavi kayıtları, ilaç raporları ve psikolojik testleri incelenir. Sonuçta mahkemeye “kalıcı hastalık var mı, tedavi imkânı bulunuyor mu?” sorularına cevap veren bilimsel bir rapor sunulur.
b) Hakimin değerlendirme kriterleri
Hakim, yalnızca rapora bakmaz. Bunun yanında şu kriterleri de dikkate alır:
Hastalığın evlilik hayatını nasıl etkilediği,
Diğer eşin durumunun ne kadar zorlaştığı,
Çocukların etkilenip etkilenmediği,
Hastalığın süreklilik arz edip etmediği.
Örneğin, raporda “iyileşme ihtimali vardır” denirse mahkeme boşanma talebini reddedebilir. Çünkü kanun açıkça “iyileşmez” raporu aramaktadır.
c) Davacının sabrı ve bekleme süresi
Bazı davalarda mahkeme, eşin tedavisinin sonucunu görmek için bekletici mesele kararı verebilir. Yani dava birkaç yıl sürebilir. Eğer bu süreç sonunda hastalık devam ediyorsa boşanma kararı verilir.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmada Velayet Meselesi
Boşanma davalarının en hassas noktası çocuklardır. Türk Medeni Kanunu’na göre velayet kararı verilirken çocuğun üstün yararı esas alınır.
a) Hastalığın velayet kararına etkisi
Eğer akıl hastalığı olan eşin çocuklarla ilgilenmesi çocuğun güvenliği açısından riskli ise mahkeme velayeti sağlıklı olana verir. Örneğin, saldırganlık, intihar girişimleri, ihmal gibi durumlar velayeti doğrudan etkiler.
b) Sağlıklı ebeveyne velayet verilmesi
Genellikle sağlıklı olan ebeveyn velayeti alır. Ancak hasta ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı tamamen kaldırılmaz. Hâkim, uygun görürse gözetim altında görüşme imkânı tanıyabilir.
c) Çocuğun psikolojik sağlığı
Mahkeme bazen pedagoga veya sosyal hizmet uzmanına başvurur. Çocuğun anne veya babasıyla ilişkisi, psikolojik etkilenme düzeyi incelenir. Bu rapor da velayet kararında belirleyici olur.
Kısacası velayet meselesi boşanma sebebinden bağımsızdır; ancak akıl hastalığı çoğu durumda çocuğun sağlığı için risk kabul edilir.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma ve Nafaka
Boşanma davalarında sıkça sorulan sorulardan biri de nafaka meselesidir. Akıl hastalığı sebebiyle açılan davalarda nafaka konusu farklı değerlendirilir.
a) Yoksulluk nafakası
Sağlıklı eş boşanma sonrası yoksulluğa düşecekse yoksulluk nafakası talep edebilir. Burada hastalık nedeniyle boşanma söz konusu olduğundan, kusur aranmaz. Yani sağlıklı eş, eşinden nafaka isteyebilir.
b) Tedavi giderleri
Mahkeme, hasta eşin tedavi masraflarının kim tarafından karşılanacağına da karar verebilir. Bazı durumlarda, boşanma sonrası hasta eşin yaşamını sürdürebilmesi için bakım nafakası bağlanabilir. Bu nafaka genellikle çocukları veya boşandığı eş tarafından ödenir.
c) Mal rejimi tasfiyesi
Boşanma kararı kesinleştiğinde, mal paylaşımı da yapılır. Akıl hastalığı, mal rejimi tasfiyesinde doğrudan bir fark yaratmaz. Yani evlilik içinde edinilen mallar, edinilmiş mallara katılma rejimi esasına göre paylaşılır.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Kusur Meselesi
Boşanma davalarının temel kavramlarından biri kusurdur. Ancak akıl hastalığı nedeniyle açılan boşanmalarda kusur farklı şekilde değerlendirilir.
a) Akıl hastalığı kusur sayılmaz
Hukuken akıl hastalığı kişinin iradesi dışında geliştiği için kusur değildir. Yani akıl hastası eş “kusurlu” kabul edilmez. Bu yüzden karşı taraf tazminat davası açamaz.
b) Kusursuz eşin hakları
Sağlıklı eş kusursuz kabul edildiğinden, boşanma sonrası nafaka ve velayet konularında avantajlı olabilir. Ancak tazminat talebi için karşı tarafın kusurlu davranışı gerekir.
c) Kusur kavramının boşanma kararına etkisi
Hakim, boşanma kararını verirken kusur aramaz. Tek ölçüt, hastalığın evliliği çekilmez hale getirmesi ve iyileşme ihtimalinin olmamasıdır. Bu yönüyle akıl hastalığı nedeniyle boşanma, kusura dayalı davalardan ayrılır.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Bu davaların süresi, diğer boşanma davalarına kıyasla daha uzundur. Çünkü sağlık raporu alınması, Adli Tıp süreci ve bilirkişi incelemeleri zaman alır.
a) Ortalama dava süresi
Genelde 1,5 – 3 yıl arasında sürer. Ancak raporların geç gelmesi, itirazların yapılması, tarafların delil sunması süreci uzatabilir.
b) Süreci hızlandıran etkenler
Tarafların uzlaşması,
Raporların hızlı hazırlanması,
Tanıkların kısa sürede dinlenmesi,
davanın daha çabuk bitmesini sağlar.
c) Süreci yavaşlatan etkenler
Rapora itiraz edilmesi,
Dosyanın Adli Tıp’a gönderilmesi,
Hasta eşin muayeneye gitmeyi reddetmesi,
davayı yıllarca sürebilir hale getirir.
Sonuç olarak, akıl hastalığı nedeniyle boşanma davaları sabır gerektirir. Tarafların süreci hızlandırmak için avukat desteği alması önemlidir.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Avukat Tutmak Zorunlu mu?
Kanunen boşanma davalarında avukat tutmak zorunlu değildir. Ancak akıl hastalığı gibi teknik bir konuda, avukatsız süreci yürütmek büyük zorluklara yol açabilir.
a) Avukat ile davanın avantajları
Dilekçelerin doğru hazırlanması,
Doğru delillerin toplanması,
Raporlara yapılacak itirazların usulüne uygun şekilde yapılması,
Mahkeme sürecinin hızlanmas ı,
avukat sayesinde mümkündür.
b) Avukatsız dava açmanın riskleri
Yanlış hazırlanmış dilekçe, eksik delil veya usul hataları davanın reddine neden olabilir. Özellikle sağlık raporlarının eksikliği ya da yanlış yerde alınması süreci yıllarca uzatabilir.
Her ne kadar zorunlu olmasa da, bu tür davalarda avukatla ilerlemek en güvenli yoldur. Çünkü sürecin hem duygusal hem de hukuki yönü çok hassastır.
Boşanma Davası Avukatı Samsun
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davaları, diğer boşanma sebeplerinden farklı olarak oldukça hassas bir alanı kapsar. Çünkü burada sadece iki eş arasındaki sorun değil; aynı zamanda bir sağlık durumu, tedavi süreçleri ve aile bireylerinin hayatı söz konusudur.
Bu tür davalarda unutulmaması gereken noktalar şunlardır:
Resmî sağlık raporu olmadan dava açılamaz.
Hastalığın evlilik birliğini çekilmez hale getirmesi gerekir.
Tedaviyle iyileşme ihtimali varsa boşanma kabul edilmez.
Çocukların velayeti her zaman üstün yarar ilkesiyle belirlenir.
Nafaka ve mal paylaşımı konularında özel hükümler uygulanabilir.
Sonuç olarak, akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açmayı düşünen kişilerin mutlaka uzman bir avukata danışmaları tavsiye edilir. Çünkü hem hukuki hem de insani boyutu çok yönlü bir davadır.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Sık Sorulan Sorular
1) Akıl hastası eş boşanma davası açabilir mi?
Evet, ancak davayı kendisi açamayacak durumda ise vasi aracılığıyla dava açılabilir. Vesayet altında olan kişi kendi başına dava açamaz.
2) Akıl hastası eşin rızası gerekir mi?
Hayır. Sağlıklı eş, tek başına dava açabilir. Akıl hastasının rızası aranmaz.
3) Akıl hastalığı gizlenirse ne olur?
Eğer evlilikten önce ağır bir akıl hastalığı bilinmesine rağmen gizlenmişse, bu durum “hile” sayılır ve iptal davası açılabilir.
4) Davada çocukların ifadesi alınır mı?
Çocukların yaşına göre pedagojik destekle görüşleri alınabilir. Ancak küçük yaştaki çocukların psikolojisi korunur, doğrudan sorguya alınmaz.
5) Davada şiddet varsa süreç nasıl işler?
Eğer akıl hastası eş şiddet uyguluyorsa, hâkim derhâl koruma tedbirleri alır. Bu, evden uzaklaştırma, iletişim yasağı veya çocukla görüşme yasağı olabilir.
6) Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası ortalama ne kadar sürer?
Genelde 1,5 – 3 yıl arasında sürer. Ancak raporların gecikmesi veya itirazlar bu süreyi uzatabilir.
7) Eşim şizofreni hastası, boşanmak için ne yapmalıyım?
Öncelikle devlet hastanesinden rapor alınmalıdır. Rapor kalıcı olduğuna işaret ederse dava açabilirsiniz.
8) Akıl hastası eş nafaka ödemek zorunda mı?
Kusur aranmadığı için nafaka yükümlülüğü devam edebilir. Ancak mahkeme, eşin maddi durumunu da dikkate alır.
9) Akıl hastalığı olan eş çocukları görebilir mi?
Evet, ancak hâkim çocuğun güvenliği için sınırlamalar getirebilir. Gerekirse gözetim altında görüşme imkanı tanınır.

samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun boşanma avukatı, samsun boşanma davası avukatı, samsun en iyi boşanma avukatı, samsun uzman boşanma avukatı, samsun anlaşmalı boşanma avukatı, samsun çekişmeli boşanma avukatı, samsun hızlı boşanma avukatı, samsun boşanma davası, samsun aile mahkemesi avukatı, samsun boşanma mal paylaşımı avukatı
samsun avukat, samsun hukuk bürosu, samsun boşanma avukatı, samsun boşanma davası avukatı, samsun en iyi boşanma avukatı, samsun uzman boşanma avukatı, samsun anlaşmalı boşanma avukatı, samsun çekişmeli boşanma avukatı, samsun hızlı boşanma avukatı, samsun boşanma davası, samsun aile mahkemesi avukatı, samsun boşanma mal paylaşımı avukatı







