Şufa Önalım Davası - Samsun Avukat
- avtahaalyuz
- 1 gün önce
- 5 dakikada okunur
Şufa (Önalım) Hakkı ve Davası
Şufa (Önalım) Hakkının Hukuktaki Önemi
Taşınmaz mülkiyetinde ortaklık çoğu zaman beraberinde uyuşmazlıklar getirir. Özellikle bir taşınmazın paylı mülkiyete konu olması halinde, paydaşlardan birinin payını üçüncü bir kişiye satması diğer paydaşların menfaatini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle hukuk düzeni, paydaşlara özel bir hak tanımıştır: şufa (önalım) hakkı.
Şufa hakkı, paydaşlardan birinin payını üçüncü kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu payı aynı şartlarla satın alma yetkisi verir. Böylece ortaklığın yabancılarla bozulmasının önüne geçilir, paydaşların menfaatleri korunur ve taşınmaz üzerindeki ortaklık yapısı dengede tutulur.
Şufa (Önalım) Hakkının Tanımı
Medeni Kanun’da Düzenlenişi
Şufa hakkı Türk Medeni Kanunu’nun 732 – 735. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanuna göre, paylı mülkiyete konu taşınmazda paydaşlardan biri payını üçüncü kişiye satarsa, diğer paydaşlar bu payı öncelikli olarak satın alma hakkına sahiptir.
Şufa hakkı, yenilik doğurucu hak niteliğindedir. Yani, şufa hakkını kullanan kişi yeni bir hukuki durum yaratır: Satış işlemiyle üçüncü kişinin kazandığı mülkiyet hakkı sona erer ve pay davacı adına tescil edilir.
TMK Madde 732- Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.
TMK Madde 733- 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlar ile cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz. Önalım hakkından feragatin resmî şekilde yapılması ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir. Belirli bir satışta önalım hakkını kullanmaktan vazgeçme, yazılı şekle tâbidir ve satıştan önce veya sonra yapılabilir. Yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilir. Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden bir yıl geçmekle düşer.
TMK Madde 734- Önalım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir. Önalım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini nemalandırılmak üzere hâkim tarafından belirlenen yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, verilen kesin süre içinde yerine getirilmezse önalım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilemez. Yatırılan bedel, hükmün kesinleşmesi üzerine nemalarıyla birlikte ilgilisine ödenir
TMK Madde 735- Tapu kütüğüne şerh verilen sözleşmeden doğan önalım hakkı, şerhte belirtilen sürede ve belirtilen koşullara göre her malike karşı kullanılabilir. Kütükte koşullar belirtilmemişse taşınmazın üçüncü kişiye satışındaki koşullar esas alınır. Şerhin etkisi her durumda, şerhin verildiği tarihin üzerinden on yıl geçmekle sona erer. Yasal önalım hakkının kullanılmasına ve vazgeçmeye ilişkin hükümler sözleşmeden doğan önalım hakkında da uygulanır.
Şufa Hakkının Amacı ve Önemi
Şufa hakkı, taşınmaz mülkiyetinde çok önemli bir işlev üstlenir.
Paydaşların korunması: Ortaklığa yabancı kişilerin girmesini engeller.
Taşınmazın değerinin korunması: Uyuşmazlıkları azaltır ve taşınmazın değer kaybını önler.
Mülkiyetin istikrarı: Paydaşlar arasında güven ilişkisi sağlar.
Örneğin, dört kişinin ortak olduğu bir arsada paydaşlardan biri payını yabancıya sattığında, diğer üç paydaş şufa hakkını kullanarak o payı alabilir. Böylece arsa üzerindeki kontrol yabancıya geçmemiş olur.
Şufa Hakkının Türleri
Şufa hakkı iki farklı kaynaktan doğabilir:
Kanuni Şufa Hakkı
Medeni Kanun’dan doğan, paydaşların sahip olduğu şufa hakkıdır. Paydaşlardan biri payını üçüncü kişiye sattığında diğer paydaşlar doğrudan bu hakkı kullanabilir.
Sözleşmeden Doğan Şufa Hakkı
Taraflar arasında yapılan bir sözleşmeyle de şufa hakkı kararlaştırılabilir. Bu durumda taraflardan biri taşınmazını satmak isterse öncelikli olarak diğer tarafa teklif etmek zorundadır.
Şufa Hakkının Şartları
Şufa hakkının kullanılabilmesi için bazı koşulların gerçekleşmesi gerekir:
Taşınmaz paylı mülkiyet konusu olmalıdır.
Paydaşlardan biri payını üçüncü kişiye satmış olmalıdır.
Satış işlemi resmi şekilde yapılmalıdır.
Davacı paydaş sıfatını taşımalıdır.
Şufa Hakkının Kullanılma Şartları
Şufa hakkı mutlak ve sınırsız bir hak değildir. Kanun, belli süreler öngörmüştür. Önalım hakkı, 11.Yargı Paketinin yürürlüğe girmesinden önce 3 aylık ve 2 yıllık hak düşürücü süreye tabi iken, 11.Yargı Paketi sonrasında bu süreler şu şekilde güncellenmiştir:
Satışın öğrenilmesinden itibaren 3 ay içinde,
Her hâlde satış tarihinden itibaren 1 yıl içinde kullanılmalıdır.
Bu süreler hak düşürücü süreler olup, geçtiğinde dava açma hakkı ortadan kalkar.
Şufa Hakkının Kullanılamayacağı Haller
Şufa hakkı her durumda uygulanmaz. Örneğin:
Bağışlama: Payın karşılıksız devri halinde önalım hakkı doğmaz.
Miras: Miras yoluyla intikalde şufa hakkı kullanılamaz.
Kamulaştırma: Devlet tarafından kamulaştırılan taşınmazlarda şufa hakkı söz konusu olmaz.
Paydaşlar arası satış: Bir paydaş diğer paydaşına satış yaparsa, diğerlerinin şufa hakkı doğmaz.
Şufa (Önalım) Davası Nedir?
Şufa davası, paydaşlardan birinin payını üçüncü kişiye satması üzerine diğer paydaşların önalım hakkını kullanarak bu payın kendi adlarına geçirilmesini talep ettikleri dava türüdür.
Bu davada amaç, satışla birlikte üçüncü kişinin kazandığı mülkiyetin iptal edilmesi ve bu payın davacı paydaş adına tescil edilmesidir. Dolayısıyla dava, yenilik doğurucu etki yaratır.
Davanın Tarafları
Davacı: Şufa hakkını kullanan paydaş veya paydaşlardır.
Davalı: Satışı yapan paydaş değil, payı satın alan üçüncü kişi davalıdır. Çünkü dava onun kazandığı mülkiyetin iptaline yöneliktir.
Şufa Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Şufa davalarında görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.
Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
Şufa Davasında Süreler ve Hak Düşürücü Süreler
Şufa hakkının kullanılması belirli sürelerle sınırlıdır:
Davacı, satıştan haberdar olduğu tarihten itibaren 3 ay içinde davayı açmalıdır.
Her durumda satışın üzerinden 1 yıl geçmişse, artık şufa hakkı kullanılamaz.
Bu süreler hak düşürücü süreler olduğundan, mahkemece re’sen dikkate alınır.
Şufa Davasında İspat Yükü ve Deliller
Şufa davalarında ispat çok önemlidir. Davacının şufa hakkı bulunduğunu ve süresinde davayı açtığını kanıtlaması gerekir.
Başlıca Deliller
Tapu kayıtları: Paydaşlık durumunu ve satışı gösterir.
Satış sözleşmesi: Satışın gerçekten yapıldığını kanıtlar.
Tanık beyanları: Özellikle satışın öğrenilme zamanı açısından önemlidir.
Bilirkişi raporu: Taşınmazın bedelinin ve satış şartlarının incelenmesi için kullanılabilir.
Şufa Davasının Yargılama Süreci
Şufa davası belirli aşamalardan geçer:
Dava dilekçesi: Davacı, şufa hakkını kullanmak istediğini ve payın kendi adına tescilini talep eder.
Ön inceleme: Mahkeme, sürelere uyulup uyulmadığını denetler.
Delillerin toplanması: Tapu kayıtları, satış sözleşmesi, bilirkişi raporları incelenir.
Karar: Mahkeme davayı kabul ederse, davalı üçüncü kişi adına kayıtlı olan pay iptal edilir ve davacı adına tescil edilir.
Şufa Davasında Karar ve Sonuçlar
Şufa davası kabul edilirse, mülkiyet hakkı davalıdan davacıya geçer. Bu geçiş, mahkeme kararının kesinleşmesi ve tapuya bildirilmesi ile olur.
Payın tapudaki kaydı iptal edilir.
Pay, davacı adına tescil edilir.
Davacı, satış bedelini ödemek zorundadır.
Şufa Davasında Bedel ve Ödeme Şekli
Şufa hakkı, satış bedeli üzerinden kullanılır. Yani davacı, üçüncü kişinin ödediği bedeli ödemek zorundadır.
Bedelin Depo Edilmesi
Davacı, satış bedelini mahkeme veznesine depo etmekle yükümlüdür.
Eğer bedel yatırılmazsa dava reddedilir.
Bedel, taşınmazın rayiç bedeli yani piyasa değeri üzerinden belirlenir. Ancak eğer satış bedeli muvazaalı (gerçeğe aykırı) gösterilmişse, Yargıtay uygulamasına göre gerçek satış bedeli esas alınır.
Şufa Davasında Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
Şufa hakkı, zamanaşımına değil, hak düşürücü süreye tabidir.
Öğrenmeden itibaren 3 ay,
Satış tarihinden itibaren en geç 1 yıl içinde kullanılmalıdır.
Bu süreler kaçırılırsa dava açma imkanı ortadan kalkar.
Şufa Davasına ilişkin Pratik Örnekler
Örnek 1: A, B ve C’nin ortak olduğu bir arsada, A payını X’e satmıştır. B, satıştan 1 ay sonra öğrenmiş ve şufa davası açmıştır. Mahkeme, satış bedelini B’den alarak payı onun adına tescil eder.
Örnek 2: D, E ve F’nin ortak olduğu taşınmazda, D payını E’ye satmıştır. Bu durumda şufa hakkı doğmaz, çünkü satış bir paydaş ile diğer paydaş arasında yapılmıştır.
Şufa Önalım Davası Samsun
Şufa (önalım) hakkı, paydaşların ortaklık yapısını korumak için son derece önemli bir haktır. Bu hak sayesinde yabancı kişilerin ortaklığa dahil olması engellenir, taşınmaz üzerindeki denge korunur. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için kanunda öngörülen süreler ve şartlara dikkat edilmelidir. Aksi halde dava reddedilir ve hak kaybı yaşanır.
Özellikle uygulamada satış bedelinin gizlenmesi, davacının süreleri kaçırması veya bedeli yatırmaması en sık karşılaşılan sorunlardır. Bu nedenle şufa davaları mutlaka alanında uzman bir gayrimenkul avukatıyla yürütülmelidir.
Önalım Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Şufa hakkı nedir?
Şufa hakkı, paydaşlardan birinin payını üçüncü kişiye satması halinde diğer paydaşlara öncelikli satın alma hakkı veren bir haktır.
Şufa davasını kim açar?
Paydaş sıfatına sahip kişiler, üçüncü kişiye satış yapılması halinde şufa davası açabilir.
Şufa hakkı hangi sürede kullanılmalıdır?
Satışın öğrenilmesinden itibaren 3 ay, her durumda satıştan itibaren 1 yıl içinde kullanılmalıdır.
Şufa davasında hangi bedel ödenir?
Yeni düzenlemeye göre taşınmazın rayiç bedeli yani piyasa değeri ödenir.
Paydaşlar arası satışta şufa hakkı doğar mı?
Hayır, şufa hakkı sadece üçüncü kişilere yapılan satışlarda doğar.

samsun gayrimenkul avukatı, samsun şufa davası avukatı, samsun önalım davası avukatı, samsun şufa avukatı, samsun önalım avukatı, samsun avukat, samsun hukuk bürosu
samsun gayrimenkul avukatı, samsun şufa davası avukatı, samsun önalım davası avukatı, samsun şufa avukatı, samsun önalım avukatı, samsun avukat, samsun hukuk bürosu




Yorumlar