Samsun Avukat
İletişim
05534084721
Boşanma Davasında Affetme
Boşanma davasında affetme, eşlerden birinin diğerinin kusurlu davranışlarını bağışlaması veya hoşgörüyle karşılaması anlamına gelir. Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) açıkça düzenlenen bu durum, boşanma sebeplerinin geçerliliğini etkileyebilir. Bu makalede, boşanma davalarında affetmenin hukuki boyutu, Yargıtay uygulamaları ve affetmenin kabul edilmediği haller detaylı bir şekilde ele alınacaktır.
Boşanmada Affetmenin Hukuki Temeli ve Genel İlkeler
Türk Medeni Kanunu'nun 161. ve 162. maddeleri, boşanma sebeplerini düzenlerken, affetme durumunu da dikkate alır. Özellikle TMK'nın 161/3 ve 162/3 maddelerinde, affeden tarafın dava hakkının bulunmadığı belirtilmiştir. Bu düzenleme, eşlerden birinin diğerinin kusurlu davranışlarını affetmesi durumunda, bu davranışlara dayanarak boşanma davası açamayacağı anlamına gelir.
TMK 161 Zina
Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
TMK 162 Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü
davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
Affetmenin Şartları
Affetmenin geçerli sayılabilmesi için aşağıdaki şartların yerine getirilmesi gerekir:
Açık Beyan: Affetme, açıkça ifade edilmelidir. Sözlü veya yazılı olarak yapılan beyanlar geçerli kabul edilir.
Şartsızlık: Af, şartsız olmalıdır. Şartlı af, geçerli sayılmaz.
Zamanlama: Af, boşanma sebebine dayanan olaydan önce veya dava açılmadan önce yapılmalıdır.
Samimiyet: Affetme, samimi ve içten olmalıdır. Göstermelik veya zorunluluk nedeniyle yapılan aflar geçerli sayılmaz.
Affetmenin Uygulamadaki Önemi
Affetme, boşanma davalarında önemli bir savunma aracıdır. Eşlerden biri, diğerinin kusurlu davranışlarını affettiğini beyan ederse, bu durum mahkeme tarafından dikkate alınır ve boşanma davasının reddine karar verilebilir. Bu nedenle, affetme beyanı, boşanma sürecinde stratejik bir öneme sahiptir.
Yargıtay Uygulamalarında Affetme
Yargıtay, affetme konusunu çeşitli kararlarında ele almıştır. Bu kararlar, affetmenin geçerli sayılabilmesi için gerekli şartları ve affetmenin kabul edilmediği hallerin sınırlarını çizmektedir.
Affetmenin Kabul Edildiği Haller
Yargıtay'a göre, aşağıdaki durumlar affetme olarak kabul edilebilir:
Ortak Konutta Birlikte Yaşama: Eşlerin, kusurlu davranışlardan sonra birlikte yaşamaya devam etmeleri, affetme olarak değerlendirilir.
Birlikte Tatil veya Seyahat: Kusurlu davranışlardan sonra birlikte tatile çıkmak veya seyahate gitmek, affetme olarak kabul edilir.
Aile İlişkilerinin Devamı: Kusurlu davranışlardan sonra aile üyeleriyle ilişkilerin devam etmesi, affetme olarak değerlendirilir.
Barışma Beyanı: Eşlerden birinin, diğerinin kusurlu davranışlarını affettiğini açıkça beyan etmesi, affetme olarak kabul edilir.
Affetmenin Kabul Edilmediği Haller
Yargıtay, aşağıdaki durumları affetme olarak kabul etmemektedir:
Kısa Süreli Birliktelikler: Kusurlu davranışlardan sonra kısa süreli birliktelikler veya geçici barışmalar, affetme olarak değerlendirilmez.
Toplumsal Etkinliklerde Bir Araya Gelme: Ortak çocuğun doğum günü veya okul etkinliklerinde bir araya gelmek, affetme olarak kabul edilmez.
Zorunluluk Durumları: Eşlerden birinin, diğerinin kusurlu davranışlarını affettiğini ifade etmesi, ancak bu durumun zorunluluk nedeniyle yapılması, affetme olarak kabul edilmez.
Affetme ve Tazminat Hakkı
Affetme, tazminat hakkını da etkileyebilir. Eşlerden biri, diğerinin kusurlu davranışlarını affettiğini beyan ederse, bu durum tazminat taleplerini etkileyebilir. Ancak, affetme, tüm tazminat taleplerini ortadan kaldırmaz. Özellikle, zina veya onur kırıcı davranış gibi ağır kusurlar, affedilmiş olsa bile tazminat talep edilebilir.
Manevi Tazminat
Manevi tazminat, kişilik haklarına yapılan saldırılar nedeniyle talep edilir. Zina veya onur kırıcı davranışlar gibi ağır kusurlar, affedilmiş olsa bile manevi tazminat talep edilebilir.
Maddi Tazminat
Maddi tazminat, boşanma nedeniyle ekonomik zarara uğrayan eşin talep edebileceği bir haktır. Affetme, maddi tazminat talebini engellemez. Ancak, affedilen olaylar dikkate alınarak, tazminat miktarı belirlenebilir.
Boşanma Davası Avukatı Samsun
Boşanma davalarında affetme, eşlerden birinin diğerinin kusurlu davranışlarını bağışlaması veya hoşgörüyle karşılaması anlamına gelir. Affetme, boşanma sebeplerinin geçerliliğini etkileyebilir ve tazminat taleplerini etkileyebilir. Yargıtay, affetmenin kabul edilip edilmeyeceğini değerlendirirken, affın açık, şartsız ve samimi olmasına dikkat eder. Affetme, boşanma sürecinde stratejik bir öneme sahiptir ve tarafların haklarını etkileyebilir. Bu nedenle, affetme durumunda, hukuki danışmanlık almak önemlidir.

samsun boşanma avukatı, samsun boşanma davası avukatı, boşanma avukatı samsun, boşanma davası avukatı samsun, samsun çekişmeli boşanma avukatı, samsun avukat, samsun hukuk bürosu
samsun boşanma avukatı, samsun boşanma davası avukatı, boşanma avukatı samsun, boşanma davası avukatı samsun, samsun çekişmeli boşanma avukatı, samsun avukat, samsun hukuk bürosu







